İlmi Çalışmalar - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

27 Mart 2020 Cuma

İlmi Çalışmalar

İbn Mesud'dan (radıyallahu anh), Rasulullah aleyhisselam'ın şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur;
Yalnız şu iki kişiye gıpta edilir : Biri, Allah’ın kendisine verdiği malı, hak yolunda harcamaya düşkün olan kimse; diğeri ise, Allah’ın kendisine bahşettiği hikmetle davranan ve onu başkalarına öğreten kimsedir. 1
    Girişi böyle bir hadisle yapmamın sebebi, hadisi göz ucuyla okuyup geçmenizden ziyade okuyup üzerinde tefekkür etmenizdir. Hadiste ki 'hikmet' ten kasıt 'ilim' dir. Ve o ilimle amel edip, onu insanlara aktarmanız Efendimiz aleyhisselam'ın lisanıyla ' gıpta edilecek' bir davranıştır. 
Gelelim 'gıpta edilecek' makamın ameli olan ilme.   Yusuf Kaplan, ilmin başkenti olan kitabın nasıl okunması gerektiğini şöyle açıklıyor ;   Kitapların 4 kurşun kalem ile okunmasını öneren Kaplan, 'Bu okuma yöntemi, okuma listesi kadar önemli' diye de vurgu yapıyor. İşte o yöntem: 
1. Yeşil kalemle - Kilit kavramların altı çizilecek. 
2. Kırmızı kalemle - Önemli satırların altı çizilecek. 
3. Mavi kalemle - Atlanmayacak yerler işaretlenecek veya hafifçe çizilecek. 
4. Siyah kurşun kalemle - Kitabın sayfalarının sağ ve sol kenarlarına notlar alınacak, üst boşluklara en önemli cümle yazılacak. 
Okuduğunuz kitabın birinci bölümü bitince, sırayla: 
● Önce yeşil kalemle çizilen yerler/kavramlar hızla okunacak. 
● Kırmızı kalemle çizilen satırlar okunacak. 
● Sayfaların üst tarafına yazılan cümleler okunacak. 
Bu üç işlemden sonra kitabın ikinci bölümüne geçilecek. Her bölüm bu şekilde okunacak… ' 2

Bu şekilde kitabımızı okuduktan sonra, alınan notlar üzerinde uzun uzun tefekkür edilmelidir. Konuyu iyice kavradıktan sonra tebliğe başlanabilir.   Tebliğ etmekte diğer noktalar gibi şartlara bağlıdır. Bu şartlara uygun hareket edip, kaş yaparken göz çıkarmamaya büyük önem verilmelidir. Geçelim şartlara ; 
1. Doğru zaman ; Belli bir zamana sıkıştırılmış bir vakitte tebliğ etmek faydalı olmayacağı gibi, muhatabımızın yanlış anlamasına vesile olabilir. Bu açıdan doğru vakit epey mühimdir. 
2. Doğru mekan; Kalabalık ve kaosun içinde tebliğ yapmamız kimsenin ilgisini çekmeyeceği gibi, can sıkıcı da olabilir. Bulunulan mekanı sıcaklığı da pek mühimdir. Zira aşırı sıcak ortamlarda da, aşırı soğuk ortamlarda da tebliğ yapmak pek sağlıklı olmayacaktır. 
3. Muhtap aldığımız kişi; Evet, yanlış duymadınız, tebliğde muhatap alınacak kişi çok önemlidir. Konuştuğumuz kelam muhatabı tesir etmeyecekse, tebliğde kaçınmalıyız. Zira muhatap kabul etmeyip ağzından öfkeyle küfür sözü çıkarabilir. Ve böyle birine tebliğ yapmak muhatabın küfrünü arttırması açısında pek sağlıklı bir diyalog olmayacaktır. 
4. Sabır; İslam bir çok alanda bizden sabır ister. Tebliğ de en büyük sabrın istendiği alanlardan biridir. Peygamberimiz aleyhisselam birçok eziyete maruz kalmasına rağmen sabretti. Tebliğ için gittiği Taifte, yaşlanarak karşılandı. Buna rağmen, ' Şüphesiz Allah, kavminin sana neler söylediğini işitti. Sana şu dağlar meleğini gönderdi. Kavmin hakkında dilediğini yapmak üzere ona emredebilirsin' diyen Cebrail'e 'Hayır, ben böyle bir şey istemem. İstediğim tek şey, Hak Teala' nın bu müşriklerin sulbünden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet edecek bir nesil ortaya çıkarmasıdır' buyurmuştur. 3 Ve öyle de oldu. Allah Resulü aleyhisselam sabretti sabrının karşılığını aldı. Bizimde sabrımızın karşılığını almamız için önümüzde hiçbir engel bulunmamaktadır. 
Gelelim üçüncü konumuz olan ilim yolculuğuna ; Evet, eskide olduğu gibi deverle yolculuk yapmamakta ve ilim öğrenmek için yolculuğa çıkmanıza gerek kalmamaktadır. Oturduğumuz yerden istediğimiz bilgiye ulaşabilmekteyiz.   Bu konuyu ele almamın1 sebebi sizleri, ilim yolculuğuna teşvik etmekten ziyade, ilim konusunda asla tembellik etmemeye davettir. 1

Abdullah bin Muhammed bin Akil'den, Cabir bin Abdullah'ın şöyle dediğini işitmiştir: " Nebi aleyhisselam 'ın ashabından bir kişinin Allah'ın Resulünden bir hadis işittiği bana ulaştı. Hemen bir deve satın aldım ve ayrıldım. Onun için bir aylık yol gittim ve nihayet Şam'a vardım ki o Abdullah bin Uneysmiş. Kapıda durana dedim ki: 
- O'na Cabir'in kapıda olduğunu söyle. 
- İbni Abdullah mı yoksa? deyince ben de : 
- Evet, dedim. Abdullah bin Uneys çıktı ve bana sarıldı. O'na : 
- Bana, senin Rasulullah aleyhisselamdan duyduğun bir hadis ulaştı. O hadisi duymadan önce ikimizden birinin ölmesinden korktum, dediğimde Rasulullah aleyhisselam'ı şöyle derken işittiğini söyledi: 
' Allah kıyamet günü insanları çıplak, sünnetsiz, yanlarında bir şey olmaksızın haşredecek. Ardından yakında olan nasıl işitirse uzakta olanın da öyle işiteceği bir sesle onlara seslenecek: " Ben melikim, ben deyyanım". Cennet ehlinden hiçbir kimse cehennemliklerden herhangi biri kendisinden zulüm gördüğüne dair hak talep ettiği sürece cennete giremez. Yani hesap görülmeden ne cennetlikler ne de cehennemliklerden cehenneme giremez ". Dedim ki : 
- Bu nasıl olacak? Biz Allah'ın huzuruna çıplak ve yanımızda hiçbir şey olmadan varmayacak mıyız? O da buyurdu ki : 
- Allah'a yaptığımız iyilikler ve kötülüklerle varacağız. Yani hak alıp verme iyilik ve kötülüklerde olacak." 4

İşte ilim adamlarının ilme verdiği önem. Bizler yanı başımızda duran kitapları açmaktan acizken Onlar bir hadis için günlerce yolculuk yapmaktalar. Rabbim bizlere mağfiret buyursun.   Uzun lafın kısası, ilk peygamberden son peygambere, sahabelerden tabiinlere kadar küçük büyük her kesim ilme bir mücevher gözüyle bakmış ve ona mallarından ve çoluk çocuklarından daha çok değer vermiştir.   İlmin önemini vurgulayan şu sözle yazımı noktalamak istiyorum;    " İlim de yüksek bir gaye, kıymetli bir sevgili, yüce bir şeref ve yolları zor ve çetin bir hedeftir. Ona ancak maldan, vakitten, rahatlıktan, eş dostla ünsiyetten ve benzeri meşru faydalardan çokça tavizle ve büyük fedakarlıklarla ulaşılabilir." 5

1: Buhari,' ilim' 15,'zekat' 5,'Ahkam' 3, 'itisam' 13, 'Tevhid' 45; Müslim 'musafirun' 268.
2:yenisafak.com
4: Buhari, el edebul müfred
5: İlim yolunda, Abdul Fettah Ebu Gudde, sf 82

2 yorum: