İSLAM ANLAYIŞIMIZ - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

17 Mayıs 2020 Pazar

İSLAM ANLAYIŞIMIZ


İSLAM ANLAYIŞIMIZ
 'İslam'ın şartı nedir?' diye sorulsa muhtemelen birçoğumuzun cevabı: “Namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, zekât vermek.” olur.   Pek hangimiz “Ben Müslümanım.” dediği halde tüm ibadetleri layıkıyla yerine getirebiliyor? Ya da şöyle sorayım hangimiz ibadetlerimizde devamlı olabiliyor?    Birçok hadis “az ve öz” ibadetten dem vuruyor. Hadisle Müslümanlığı bağdaştırınca bölük pörçük bir İslam görüyoruz. Başladığımız işi bitiremiyoruz. “Ya ben bir aralar namaz kılıyordum ama şimdi bıraktım.” sözlerin duyuyoruz. Üstelik bırakma sebebi “keyif(!)”. Ne zaman İslam hakkında ağzımızı açsak “Dinde zorlama yoktur.” diye bir cümle işitiyoruz. Gerçekten dinde zorlama yok mudur? Yan sen Hristiyanlığa gireceksin ama İncil'i reddedeceksin. Gerçekten böyle bir şey mümkün mü? Evet dinde zorlama yoktur. Herkes istediği dini seçmekte özgürdür ancak seçtiği dinde ki ibadetleri yerine getirmesi tıpkı yemek yemesi kadar şarttır. Sizden biriniz bir gün yemek yemeden durabilir mi?    Peygamber aleyhisselâm zamanında bir kişi Müslüman olunca yer yerinden oynardı. “La ilahe illallah” demesi müşriklerin kalbine korku salmaya yeterdi. Hz. Ömer' anımsıyorum, Müslüman olduğunda kapı kapı herkese “Ben Müslüman oldum.” dedi. Doğup büyüdüğü şehri Rabbi için terk etti. Arkadaşları ona sırt dönmesine rağmen o direndi ve İslam'ın ikinci yaveri  oldu. Kıyamete kadar anılacak bir adalet gösterdi. Oysa bizim Müslümanlığımız yaşayışımızı bile değiştirmedi. Oruç ayına ibadetlerin tamamını sıkıştırdık. On bir ay boyunca işlediğimiz günahların tamamını bir ay boyunca yaptığımız ibadetlerin temizleyeceğine inandık. Namaz deyince spor, oruç deyince yemek aklımıza gelir oldu.. Allah'ın bize bahşetmiş olduğu yirmi dört saatin bir saatini beş vakit namaz için ayırmaya kıyamadık. Ancak kıyamadığımız tüm vakitler için kendimize kıydık. Anlayamadık! Şer güçlerin dünyayı kasıp kavurduğu bir çağda, sessiz kalmayı adalet sandık. Sustuk! Biz sustukça küffar sevinç çığlıkları attı ve biz sustukça çığlıklar yükselmeye devam edecek.
TALEBEGİLLERDEN
(Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder