İSLAM ANLAYIŞIMIZ
'İslam'ın şartı nedir?'
diye sorulsa muhtemelen birçoğumuzun cevabı: “Namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek,
zekât vermek.” olur. Pek hangimiz “Ben
Müslümanım.” dediği halde tüm ibadetleri layıkıyla yerine getirebiliyor? Ya da
şöyle sorayım hangimiz ibadetlerimizde devamlı olabiliyor? Birçok hadis “az ve öz” ibadetten dem
vuruyor. Hadisle Müslümanlığı bağdaştırınca bölük pörçük bir İslam görüyoruz.
Başladığımız işi bitiremiyoruz. “Ya ben bir aralar namaz kılıyordum ama şimdi
bıraktım.” sözlerin duyuyoruz. Üstelik bırakma sebebi “keyif(!)”. Ne zaman
İslam hakkında ağzımızı açsak “Dinde zorlama yoktur.” diye bir cümle işitiyoruz.
Gerçekten dinde zorlama yok mudur? Yan sen Hristiyanlığa gireceksin ama İncil'i
reddedeceksin. Gerçekten böyle bir şey mümkün mü? Evet dinde zorlama yoktur.
Herkes istediği dini seçmekte özgürdür ancak seçtiği dinde ki ibadetleri yerine
getirmesi tıpkı yemek yemesi kadar şarttır. Sizden biriniz bir gün yemek
yemeden durabilir mi? Peygamber aleyhisselâm
zamanında bir kişi Müslüman olunca yer yerinden oynardı. “La ilahe illallah”
demesi müşriklerin kalbine korku salmaya yeterdi. Hz. Ömer' anımsıyorum,
Müslüman olduğunda kapı kapı herkese “Ben Müslüman oldum.” dedi. Doğup büyüdüğü
şehri Rabbi için terk etti. Arkadaşları ona sırt dönmesine rağmen o direndi ve
İslam'ın ikinci yaveri oldu. Kıyamete
kadar anılacak bir adalet gösterdi. Oysa bizim Müslümanlığımız yaşayışımızı bile
değiştirmedi. Oruç ayına ibadetlerin tamamını sıkıştırdık. On bir ay boyunca işlediğimiz
günahların tamamını bir ay boyunca yaptığımız ibadetlerin temizleyeceğine inandık.
Namaz deyince spor, oruç deyince yemek aklımıza gelir oldu.. Allah'ın bize
bahşetmiş olduğu yirmi dört saatin bir saatini beş vakit namaz için ayırmaya
kıyamadık. Ancak kıyamadığımız tüm vakitler için kendimize kıydık. Anlayamadık!
Şer güçlerin dünyayı kasıp kavurduğu bir çağda, sessiz kalmayı adalet sandık.
Sustuk! Biz sustukça küffar sevinç çığlıkları attı ve biz sustukça çığlıklar
yükselmeye devam edecek.
TALEBEGİLLERDEN
(Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. )

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder