Arayış - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

17 Haziran 2020 Çarşamba

Arayış


ARAYIŞ

Çok mutsuz, umutsuz bir neslin yetiştiğini gördükçe hep hayıflanıyor diğer yandan üzülüyor ama sorunun kaynağı nedir, çözüm ne olabilir, hiç üzerine düşünmüyoruz. Aslında bizlerin de pek umutlu olduğu söylenemez. Düzeleceğine, düzeltilebileceğine dair inancımız maalesef ki tükenmiş.
Her gün bin bir türlü haberle karşılaşıyoruz. Öncesinde kalbimize dokunan bir çok acı artık dokunmamaya, başkalarının yerine utandığımız şeyler artık yüzümüzü dahi kızartmaz oldu. Kısacası artık, sıra dışı her şey sıradanlaşmaya başladı. Ama dinimiz ahlakın dönemlere göre normalleşmesini normal görmez. Allah, kelamı hak olan sözünden dönmez. Biz alıştık diye, herkes yapıyor diye, artık devir böyle diye, diye diye kendi içimizi rahatlatıyor olabiliriz ki; bu da hiç normal değil, lakin Allah on dört asır evvel hak kitabında ne dediyse şimdi de, yarın da, kıyamete kadar da aynı şeyler geçerli olacaktır.
Nefsin, onca nimete karşı hala tatmin olmayışı, artık fazlasını ne yapacağız diyeceğimiz hale gelen yiyecek, giyeceklerimiz, eskiden koca bir ailenin sığdığı ama şimdilerde bir karı kocanın sığamadığı evlerimiz, yollarımız hepsi ama hepsi büyüdü, genişledi ama ruhlarımız daraldı. Neden daraldı ruhlarımız, sıkışıp kaldı onca şeyin içinde? Şükrümüz var mı? Ya da farkında mıyız ki bunca nimetin?
İnsanoğlu olarak arayıştayız. Çıldırmak, patlamak üzere olan ruhumuzun bir serçe misali hafiflemesi için ciddi bir arayıştayız. Peki neyi nerde aradığımız mühim bir mesele ddğil mi?
Mevlana hazretleri buyurur; “Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir.” Bizler nefsin arzularına, zamanın fitnelerine göz yumdukça kaybettiklerimizi kazandığımız yer neresiyse orda aramalıyız. Eğer hiç kazanamadık hep böyle gelmiş böyle gitmişse ve bu gidişe bir dur demek istediyse ruh, ahlakı en iyi kim sergilemişse onu bulmalıyız. Efendimiz aleyhiselam yavrusunu diri diri toprağa gömen, bataklıklarda olanları o bataklıktan çıkarıp birer ahlak abidesi yapabildiyse, bizler de kendimizi kurtarabiliriz, sonra ailemizi, yakınlarımızı.. Bizim ilacımız peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, kitabımız Kur’an, yaratıcımız Allah’tır. Bu ilaçlardan koparılmış bir neslin huzuru yoktur, ruhu hapistir. Buna sarılan nesil pırıl pırıl parlayacaktır hem dünya da hem mahşerde hem de ahirette.. doğru yerde ararsak, buluruz kaybettiklerimizi. Çaba eyleyip sonra tevekkül edip sığınalım Allah’a ondan başka sahibimiz yok elamdülillah. Ruha bir şifa ile başlayalım kaybettiklerimizi bulmaya.
“Allah kuluna kâfi değil mi? Öyleyken onlar kalkmış seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi şaşırtırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”1
“Kimi de Allah doğru yola yöneltirse onu şaşırtabilecek bir güç yoktur. Allah kötüleri hakkından gelen mutlak güç sahibi değil midir?”2
"Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur."3


1.2. Zümer Suresi - 36-37 . Ayeti Kerime
3. Risalei Nur Sözler


AHSEN-İ YAR 
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder