İmtihan Eşiği - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

19 Temmuz 2020 Pazar

İmtihan Eşiği

İmtihan Eşiği
Aslında güzel olan hayatın senden zamanla azar azar götürüp azar azar vermesidir. Tüm iyi
şeylerin güzel günlerin bir anda geldiğini düşünün hayatınızda her şey istediğiniz gibi oluyor
hayallerinizin hepsi gerçekleşmiş hakikatten de mutlusunuz, istediğiniz ne varsa elinizde ve
siz bunun farkındasınız, farkında olabildiğiniz zaman mutlusunuzdur zaten ve bu günlerin
tadını çıkarıyorsunuz büyük bir keyifle, dolu dolu yaşıyorsunuz her anı, ancak biliyoruz ki
hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmez. Mutsuzluğunda, mutluluğunda bir süresi var.
Mutluluğun süresi bittiğinde elinizde anılardan başka güzel hiçbir şey kalmadığını düşünün o
zehir gibi bizi tüketen günlerden başka bir şey yaşamadığınızı, bugünün dünden daha kötüye
gittiğini ve o mutlu günlerin kefaretini ödediğinizi düşünün. Çünkü her mutsuzluğun bir ödülü
her mutluluğun bir bedeli vardır.
*
Ya da şöyle düşünelim, bir gününüzün bir saatini çok sıkıntılı ve stresli yaşadınız ama geri
kalan 23 saat boyunca huzurlusunuz. Dün çok üzgündünüz mesela ama bugün umut var
hayatınızda. Bir acı bir tatlı zamanlar birbirini kovalıyor veya karışık bir şekilde içinde
yaşıyorsunuz. Allah bir kapıyı kapatırken size başka bir kapıyı açıyor. Ben kapanan her
kapının ardından açılan başka bir kapı olduğuna ve o kapının en hayırlısı olduğuna iman
etmiş bir insanım. Ve asıl imtihanın o iki kapı arasındaki eşikte olduğunu düşünüyorum,
insanların belli bir kesimi o arafta isyan eder çünkü orayı belirsizlik olarak görür. Kapı
kapandı ve ben oraya geri dönemiyorum diye düşünür ama ilerde bizi yeni bir kapı bekliyor
mu veya nasıl bir yere açılıyor bu kapı diye düşünmekten grileşmeye başlıyor. Ama
kendisinin neye layık olduğunu düşünmüyor. O kapı neden kapandı diye sormuyor. Ona
göre önemli olan elindekini yitirmesi, hiçbir şeyi aynı anda elde edememesi birde geleceğe
hakim olmak isteğidir. Nedir bu gelecek kaygısı? Allah'ın rızığından şüphemiz mi var?
Allah'ın kuluna olan sevgisinden ve merhametinden şüpheniz mi var? Allah nice zalimleri ve
küfür edenleri bağışlamış ve rızıklandırmıştır. Okyanusun en derinindeki en ufak balığı
rızıklandıran Rabbim, tüm kainatı insanoğlu için yaratmış Allah'u teâlâ hiç kulunu unutur mu?
Hemen bir Allah'ın ayetini belirteyim o zaman;
"İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?" Bunu da mı okumadın?!
Umudu olmayan insan mı olur?
İman varsa umut da vardır.
*
En başa dönecek olursak, bir yemek yarışı olduğunu varsayalım ve siz o yarışta jürisiniz,
önünüzde çeşit çeşit tatlı olduğunu düşünün hepsini yemekten artık kan şekeriniz en üst
seviyede sonra sizin artık tatlıya yeterince doyduğunuzu düşünen aşçı tatlıları kaldırıp acı
olan yemekleri sofraya koyuyor ve siz hepsini bir anda yemeye mecbur bırakılıyorsunuz.
Halbuki arada tatlıyla yeseydiniz acılar bu kadar dilinizi yakmayacaktı veya çektiğiniz acıyı
hemen unutabilecektiniz. Allah'ın güzelliğinden sual olunmaz düşüncesi bir kere daha
mıhlanıyor zihnime. Yarattığın bu düzen bu kadar güzelse kim bilir sen ne kadar güzelsin
Rabbim.

*Kıyamet suresi 36. Ayet

KAFADOKUR
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder