YENİLGİDEN DİRİLİŞE; OKUMAK
Bismillahirrahmanirrahim
Yaratan Rabbinin adıyla oku!(Âlâk Süresi-1.Ayeti Kerime)
Âyet-i Kerimeden de anlaşılacağı üzere yaratılan herşeyi "Rabbin Adıyla" okumaktır esas olan. Anlamını, amacını kavrayarak okumak..Okumaktan maksat; değişmek ve dönüşmek..Zamanı ve mekânı geride bırakmadan dönüşmek..Sadece yazılan, çizilen değil bütün kâinatı okumaktır mühim olan..Bütün kâinatta yazılan esmâyı okumaktır.Ve dönüştüren, değiştiren hakikate boyun eğdiren bir eylemdir okumak..Esasen okumanın hakkını verebilmek..Hakka ve hakkın sesine doğru gizli ve sessiz bir yürüyüştür okumak.Yavaş yavaş ve sessizce ama hakkla bir yürüyüş..
Peki bu yürüyüş neyi, nasıl okuyarak geçekleştirilebilir? Bir müslüman olarak, "oku" diyen bir kitabın hakiki emri nasıl hakkıyla yerine getirilebilir? Evvelâ bu hâk kitabın emrini anlayabilmek için; Kur'anı Hâkimi hakkıyla okuyup anlamak ve kâinâta imân gözlüğüyle bakmayı öğrenmeli ve Esmai Hüsnayı okumalı.En derinden taktığımız gaflet gözlüklerinden kurtulup, enaniyeti bir kenara atıp, hakkıyla dirilişi sağlayacak sağlam bir okuma yapılmalı, tüm körelmiş ve taşlaşmış yüreklere..Sarsmalı her bir satır, kendine getirmeli her bir harf.."Hud Süresi beni yaşlandırdı" diyen Hz.Peygamber(sallallahualeyhivesselem) gibi okumalı..Nakış nakış işlemeli bütün benliğine ve hâkikatın çığlığına uyanmalı bu gaflet uykusundan..
Tamda bu zamanda ihtiyacımız olan şey değil midir gaflet uykusundan uyanmak?..Müslümanı "İslamdan uzaklaştıran ve ne yazık ki dünyadaki toplumlar
içinde değersizleştiren de "okumayı bilmemek ve becerememek" değil midir? Dirilişe vesile olan bir eylemden, ne ara sosyal medyada takipçi kasma eylemciğine dönüştü okumak.Bunu sormanın ve sorgulamanın zamanı gelmedi mi artık?Neden bu kadar küçük gördük okumayı, sadece enetellektüel görünebilmek için mi "Kur'ânı Hâkim" müslümana oku dedi, bütün bunları düşünmenin zamanı gelmedi mi hâlâ? "Sadece bileyim ve en bilgili ben olayım, ünvan için, şan şöhret için, bildiğini bilmek için okuyorsan" kitap yüklü merkepsin diyen bir dinin temsilcisi değil miydi müslüman? Toplumları, kitleleri, grupları büyük küçük demeden okumaya ve okutmaya sevk eden bu ümmetin çocukları değil miydi? Hâkimiyetin tamamını hâkta ve hâkta kölelikte gören, ilmin kapısını şehitlik kapısı gören bu ümmet değil miydi?
Bütün bu soruların cevaplarını arayıp bulmak, bütün bu anlamları kaybettiğimiz yere dönüp en başından başlamak zorundayız.Çünkü bu ümmet okuyan bir ümmetti.Bu ümmetin İmam Buharileri, İmam Azam Ebu Hanifeleri, Mevlâna Yunus Emreleri, Fatih Sultanları okuyarak bu ümmetin gözbebeği oldular.Ne oldu da artık yetişmiyor bu Fatihler? Çağların arkasından seslenen Mevlana Yunus Emrelerimiz..Çeyizliğinde kitabından başka sermayesi olmayan genç Asiye ve Meryemlerimiz..Birşeyler oldu bu Ümmete..Kapısına kilit vuruldu kütüphanelerin, öyle
acı bir şey oldu ki; okumaktan maksat sadece maaşa ve paraya bağlanır oldu. Okuyan da öylesine okur, manaya kafa veremez, akıl yoramaz oldu..
Halbuki okumak, bir insanın, herşeyden öte bir müslümanın en büyük hazinesidir.Sabah, akşam "Rahman ve Râhim" sıfatlarını okur müslüman.Kendi içine dönerek okur ve kendini temizledikten sonra tevazuyla toplumu dönüştürüp temizler. Böyle devam ederse, bu kadar okumaktan soyut yaşanılmaya devam edilirse nesli tükenir okumanın ve şu anda olduğundan daha korkunç bir cehenneme sürüklenir bu zavallı dünya.Tez vakitte gönül kütüphaneleri kurulmalı, bütün kokular yerini kitapların o eşsiz kokularına bırakmalı, tozlu raflardan kaldırılmalı Kur'ânı Hâkim, ambalajının yanında en çok hakikatine ve düsturlarına saygı duyulmalı.Yine, Kur'andan ve kâinattan "Allah'ın adıyla" okunmaya başlanmalı..
Toplumları sürükleyen prangalar, okumakla çözülebilir.Cezaevlerinin kapılarına kilitler "okumanın hakkını vermekle" vurulabilir. Ağacı, denizi, bir
çiçeğin kokusunu, gökyüzünün mavisini imân gözlüğüyle okumalı..Dirilmeli, dönüşmeli ve kul olmanın hakikatıyla yanarak okumalı..Allah için, Allah'ın yarattıklarının esması sayısınca okumalı, Hz.Peygambere(sallallahualeyhivesselem) ilk emr-i getiren Cebrail(aleyhiselâm) sedasıyla okumalı...Sonra da dirilmeli ve insanlığın cennete doğru yürüyüşünü hızlandırmalı..
Kelamıkibar
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder