TESETTÜR - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

1 Ekim 2022 Cumartesi

TESETTÜR


  TESETTÜR

Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar; iffet ve namuslarını korusunlar. Mecbûren görünen kısımları müstesnâ, güzelliklerini ve süslerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler. Güzelliklerini ve süslerini; kocalarından, babalarından, kayınpederlerinden, kendi oğullarından, üvey oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, müslüman kadınlardan, kendi câriyelerinden, erkeklikten kesilip kadınlara ihtiyaç duymayan hizmetçilerden veya henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Bir de gizledikleri güzelliklere, süslere dikkat çekecek ve erkeklerde arzu uyandıracak şekilde ayaklarını yere vurarak yürümesinler. Ey mü’minler! Hepiniz tevbe ederek Allah’a yönelin ki kurtuluşa eresiniz.
(Nûr / 31. Ayet)

Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle evlerinden dışarı çıktıkları zaman dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların iffetli kadınlar olarak tanınmaları ve kötü insanlar tarafından sözlü veya fiilî tâcize uğrayıp incitilmemeleri açısından en uygun yoldur. Allah, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Ahzâb / 59. Ayet
   
     Kur’an-ı Kerim’deki bazı ayetler sarih ve kapsamlı olarak ifade edildiğinden bu ayetleri anlamak için metot bilgisine ve teknik bilgilere ihtiyaç yoktur. Tesettür ayetleri de bunlardandır ve zikrettiğimiz iki ayetin zahirinden de anlaşıdığı üzere tesettürün amacı kadının çekiciliğini örtmek, kadın ile erkek arasında meşru olmayan yakınlaşmayı, etkileşimi engellemektir. Bu açıdan bakıldığında kadını çekici gösteren veya çekiciliğini örtmeyen her türlü giysi -niyetin ne olduğu fark etmeksizin- tesettürün ruhuna aykırıdır. Bu ince ayrıntıyı ıskalayanların katkılarıyla tesettür günümüzde en çok konuşulan, tartışılan emirlerden biri haline geldi. Allah’ın rızasının ihmal edildiği bu tavır ümmetin bu zamana değin yabancı olduğu bir tavırdır. Nitekim Asr-ı Saadetten itibaren bir ibadet “nasıl olmalıdır”ın  ölçüsü kuran ve sünnet baz alınarak belirlenmiştir. Fakat bugün geldiğimiz noktada Kuran ve sünnet ölçüsü yerini modern zamanın ölçülerine, şartlarına ve dayatmalarına bırakmıştır. Hele ki tesettür gibi gerek Kuran’da gerek sünnette sarih ifadelerle sabit, günümüze kadar uygulana-uygulana ulaşmış bir ameli tevatürün bu denli tahrif edilmiş olması müslümanların kaynaklarıyla bağını kesmiş olmasının sonucudur. 
Tesettür, bu ümmetin belki de ilk kez şahitlik ettiği bir tahrifata maruz kalmıştır. Bir farz/emir düşünün ki katiyyeti nass ile sabit olsun, nasıl uygulanması gerektiği ise heva/heves ekseninde belirlenmiş olsun…
    Ne yazık ki laçkalaşmış algılar sonucu oluşan tesettür, olması gereken-olması gereken tesettür ise aşırılık olarak lanse edilir oldu. (aşırı olduğunu iddia edenlere sormak lazım; aşırı olduğunu neye göre ölçüp tespit ettiler? Bu tespiti dayandırabilecekleri ayet/hadis mevcut mudur?)
Bu tespitin/iddianın anormalliği, hadsizliği belki tesettür harici bir ibadet üzerinden konuşulduğunda daha iyi anlaşılacaktır. (çünkü farkında olmasakta aynı toplumda aynı algılara tabi tutuluyoruz)
Namaz üzerinden düşünelim;
Şöyle ki;
Namaz günde 5 vakit olarak farz kılınmıştır. Kimi bu ibadeti gereği gibi 5 vakit yerine getiriyor kimi ise nefsani zaafiyetlerinden dolayı günde bir kaç vakit eda ediyor.
Buraya kadar pek bir sıkıntı yok gibi fakat düşünün ki bir zaman geliyor bir kaç vakit namaz kılanlar 5 vakit namaz kılanları aşırılkla itham ediyor… (delilsiz/dayanaksız)

Mesele bu kadar ciddi ve ehemmiyetli. Bu yüzden bu satırları yazarken hedeflediğimiz, dikkatleri çekmek istediğimiz nokta tesettürün uygulanmamasının yanı sıra maruz kaldığı tahrifat. (-neden kendini bu kadar sıkıyorsun?
-aynı sofraya otursan ne olacak?
-flörtleşmeden mi evlendin?
-zamana uyum sağlaman lazım.
-çekinecek ne var…)

Örtünme, müslüman kadın için başında taşıdığı bez parçasından ibaret değildir. Kılık kıyafetinizden tutun kurduğunuz iletişim, bulunduğunuz ortam
tamamı örtünme kapsamına dahildir. Tesettür, Allahu Tealâ’nın kadın-erkek ilişkileri bağlamında tavsiye ettiği yolu gözeterek yasakladıklarından sakınmak, emirlerini de muradı doğrultusunda ifa etmektir.
A’râf suresi 26 ayette buyurulduğu gibi, “…Ey Âdem oğulları! Size hem edep yerlerinizi örtecek bir elbise, hem de giyinip süsleneceğiniz bir elbise indirdik. Takvâ elbisesine gelince, en güzel ve en hayırlı elbise işte odur.”
    

Biz hira ailesi olarak Allah’ın emrinin doğru anlaşılabilmesi adına bu konuda ki hassasiyetimizi yitirmeden çevremizi bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Biliyoruz ki bu hepimizin mesuliyeti ve yine biliyoruz ki tesettürün ölçüsü Kuran ve sünnete dayandırılmadığı müddetçe tahrif edilmeye devam edecektir.

1 yorum:

  1. اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ 
    Ayette "erkek hizmetçilerden" ibaresi geçmiyor bilakis "kadına arzusu kalmamış erkeklerden" bahsediyor. Skala "hizmetçiden" ibaret tutulmamış yani, böyle olan tüm erkekleri kapsayacak kadar geniş.

    YanıtlaSil