Bir Şeyler Yolunda Gitmiyorsa Gittiğin Yolu Değiştirme Vaktidir - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

25 Ekim 2019 Cuma

Bir Şeyler Yolunda Gitmiyorsa Gittiğin Yolu Değiştirme Vaktidir

Sanki tüm insanlar sözleşmiş gibi, her şey mi üst üste gelir.
Uzun ve kalabalık bir sokakta yürüyorum, ara ara elim telefonuma gidiyor, sahi kimi aramalıyım?
Biliyorum; sanki tüm tuğlaları üst üste dizmişler de tek bir adımımızla yıkılacakmış gibi hissediyoruz.
Garip, aynı sokaklarda defalarca yürüyor ve aynı kapıya çıkıyormuş gibi, üstelik bir sonuca varamıyoruz.
Kapısını çaldığımız  yer mi yanlış ? Nerede hata yapıyoruz?
Anlatıp rahatladığımızı düşünürken, çare olamadıklarını, olamayacaklarını anlamak uzun sürmüyor, biz anlattıklarımızla  kalıyoruz onlar dinledikleriyle..
 “Şu engeli bir aşayım da sonrası aydınlık” derken, yeni bir yokuşun başında buluyoruz kendimizi. Biraz da iç sesimiz başlıyor konuşmaya “Nereye dönsem çıkmaz sokak” Neden?
Çünkü asıl gitmemiz gereken yere gitmiyoruz.
Bize kapı açamayacak, belki geçici bir mutluluğa,hemde kısa bir süreliğine uğrayacağımız yerlere koşuyoruz her defasında.
Düşünsene, huzurunda dursak, sessizce otursak, derdimizi sadece gözyaşlarımızla anlatsak bile içimizdekileri bilen bir Rabbimiz var.
Bilsek ki, imtihan deryası bu, ‘Güzel vakit geçirmeye değil, güzel vakit geçireceğimiz yer için buradan geçmeye geldik.’’
İşte o zaman gökyüzünün asıl rengini görebileceğiz..
Rabbimiz bakın ne buyuruyor:
"Eğer Allah size yardım ederse, artık hiç kimse sizi mağlup edemez." (Ali İmran, 160)
 Fakat biz Allah'a tüm yüreğimizle güvenmez ve bizi dertlerimizden Allah'tan başkalarının kurtaracağını zannedersek, Allah'ın yardımına nasıl mazhar olabiliriz ki?
Hem Bilir miyiz “Nasıl şükür nimeti ziyadeleştiriyor; öyle de şekva musibeti ziyadeleştirir.”1
Şikayet ettikçe de yeni bir üzüntüye düçar oluyoruz, farkında değiliz.
 Bu yüzden, bir adım sonramız hep tedirgin, kaygılı.. “Ne olacak, geçecek mi?” soruları zihnimizde.
Hatırlar mısınız, küçükken bir büyüğümüzün elini tutardık karşıdan karşıya geçerken, ve aklımızda
gelip geçen arabaların korna sesleri olmazdı. Nasıl olsa bizim yolumuzu çizen tuttuğumuz eldi. Yolun
karşısına güvenle geçerdik, bilirdik tuttuğumuz el bizi bırakmaz. Sonra büyüdük. Ellerini sıkıca tuttuğumuz büyüklerimizin dışında ki ,asıl ve sonsuz  güç sahibi olan Rabbimiz’e yaslanmayı unuttuk, bu yüzden emin olamadık attığımız adımlardan.
Teslim olmayı unuttuk, unuttukça da gittiğimiz yolu doğrusu zannettik, eğriye yürüyorken.
 Bu konuda, Hz. Eyyub (As.)¸ bizlere en kalıcı dersi vermiştir. Yıllarca vücudu yara içinde
kalan,malllarını,evlatlarını bir bir kaybeden Hz Eyyûb (as) bir kere bile şikayet etmemiştir. Ve açıklıyor
ayeti kerime; “Eyyûb de¸ Başıma bir belâ geldi¸ (Sana sığındım)¸ Sen merhametlilerin
merhametlisisin.' diye Rabb'ine nidâ etmişti. Biz de onun duâsını kabul etmiş ve başına gelenleri
 kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere ona tekrar ailesini ve
kaybettikleriyle bir mislini daha vermiştik.” 21/Enbiya¸ 83-84.
Bizler de Allah’a yaslansak, denizin ortasında dahi kalsak sakin kalacak yüreğimiz.
Bir kişi Allah'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa Allah’ta onu başkasına muhtaç etmez. ‘2
Ve unutmamalı ;

 ‘’Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir, her şeyin anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir, her şey O’nun emriyle halledilir. O’nu bulsan, her matlûbunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan
kurtuldun...’’3
Şimdi biliyoruz ki, gittiğimiz yolu artık değiştirme vaktidir.
Korkularımızı,endişelerimizi  Allah’a teslim etme Vaktidir.

Çünkü bizi Yaratan Rabbimiz, ezeli ve ebedi gücüyle  bizim tek sığınağımız.
Ve Ey biçare gönlüm duy!
‘’Beni yaratan elbet yolumu gösterir’’(Şuara suresi 78)

En güzele Emanetsiniz,Selamunaleyküm..


Kaynak 1 : (Bediuzzaman Said nursi)Ikinci Lema
Kaynak 2: Şems-i Tebrizi
Kaynak 3: Bediuzzaman Said nursi)Yirminci mektub

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder