Hadis-i Şerif İnkarı - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

26 Ekim 2019 Cumartesi

Hadis-i Şerif İnkarı


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla..

Hadis nedir ve kaca ayrilir?

Günümüzün bu fitnesine,  karşı, şuurlanmak adına şöyle bir etraflıca ele alalım.

                                                                    ÖNSÖZ

Allah sevgisi, bir mü'min için en üstün duyguların başında gelir. İnsanoğlu sevmekten daha çok
sevilmeyi arzu eder. Bu sebeble Allah'ın sevgisini kazanmak, ulaşılabilecek en üstün seviyedir. Allah'a
gittiği sanılan birçok yollar vardır. Nitekim "Allah'a giden yol,yaratılmışların sayısıncadır"denilmiştir.
Fakat bütün bunların içinde gerçekten Allah'a ulaştıran ve Allah ile Resul tarafından davet olunan
hak yol bir tanedir. Bu yol, kendisine girenleri toplayan,birleştiren,dağıtmayan,aldatmayan tevhid
yoludur. HAK birdir, batıl ise çoktur. Tebliğ ve davet metodlarının değişik olması hakkın da farklı ve
değişik olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Tebliğ yollarının her birinde hakkın hükmü bir olup,çeşit
çeşit değildir. Bu ise Peygamber'in(sas) tuttuğu yoldur. Allah’ın yolunu bulmak isteyenlerin
Peygamberimize(sas)uyması zorunludur. Peygamberimizin yolu dışındaki yollar,bid'attır,delalettir. Bu
sebeble Peygamberimizi(sas) rehber,önder ve örnek edinmek hak yolun temelidir.(1)
                                                                                                                     

İslam dünyasının bir türlü kendine gelememesinin asıl sebebi,Kuran’dan ve onun uygulaması olan
sünnet’ten gereği gibi faydalanmamasıdır.Midesi ağrıyan kimsenin ilaç içmesi gerekirken,derisinin
üstüne merhem sürmesi gibidir. Toplumlarda göze çarpan anarşi ve âhlak erozyonunun hepsi Kur’an
kültür ve âhlakından uzaklaşmanın, İSLAM’ı kendi anlayışımıza göre yaşamamızın bir neticesidir. Ehl-i
Kitab’ın en önemli sapma nedeni kendilerine gelen ilâhi vahyi atmaları,onu görmezlikten
gelmeleri,işlerine gelmeyen kısımlarını tahrif etmeleri/değiştirmeleri ve bozmaları olmuştur. Kur’an
ve Peygamber (sav) birlikteliğini,kısa yada açıklama yapılmamıs mealler okuyarak anlamamış Hz
Muhammed ‘i (sav) kendilerince devreden çıkarmış,İLİMSİZ ALİM KESİLMİŞTİR.(2)
.: "Sana kitabı indiren O'dur.Onun bazı ayetleri muhkem/anlamlarî tam bilinen olduğundan kitabın esasını teşkil ederler;diğerleri de müteşabihtir/araştırılacak bilinecek olanlardır.Kalplerinde eğrilik olanlar,fitne çıkarmak ve onu açıklamak için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler.Halbuki onun açıklamasını ancak Allah ve"ona inandık,hepsi Allah tarafındandır"diyen ilimde yüksek payeye erişenler bilir.Ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.Ali imran sûresi 7

BİR Müslüman!ın hayatı ahlak üzerine bina edilmelidir.Çünkü ahlak,din binasının imandan sonraki katı,varlık gayesidir.
 Allah’ kulluk etmesi gereken insan‘’ideal kul nasıl olunur’ bütünüyle Peygammberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatında görüyor.
Bunun için Peygamber efendimiz(sas) ‘’Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim’’demektedir
Efendimizi (sas)sevmek,Allah’ı sevmenin ve O’nun mağfiretini ve rahmetini kazanmanın en temel sebebidir. Bu mesajın Kur’an’daki ifadesi şöyledir.
‘’De ki:Eğer ALLAH’ı seviyorsanız bana tabi olun,beni izleyin ki Allah da sizi sevsin günahlarınızı bağışlasın.Allah son derece bağılasyıcı ve esirgeyicidir.
Bu ayette Rabbimiz açıkça kendisnin gerçek manada sevilmesini,elçisine tabi olunmasını ve O’nun izlenilmesi şartına bağlamıştır.(3)


 Hadis nedir ?
"Hz. Muhammed (s.a.v.)'in sözleri, fiilleri, takrirleri ile ahlâkî ve beşerî vasıflarından oluşan sünnetinin söz veya yazı ile ifade edilmiş şekli. Bu mânâda hadis, sünnet ile eş anlamlıdır.
 Hadis-i şerifler, sıhhat ve hüküm açısından 3’e ayrılır.
1-Sahîh (Mütevatir)
2-Hasen
 3-Zayıf

1: Mütevâtir :Sahabeden itibaren her devirde yalan üzerinde birleşmeleri aklen tasavvur
olunamayan topluluklar tarafından rivayet edilen hadistir. Sağlam hadis demektir. Bir hadisin
mütevâtir sayılabilmesi için aşağıdaki şartı taşıması gerekir: I) Mütevâtir hadis her devirde pek çok
kimse tarafından rivayet edilmiş olmasıdır
2:Hasen : Sahih hadisin şartları bunda da geçerlidir. Şu
farkla ki ravilerden birisi iyi olmasına rağmen hafıza gücü gibi bir bakımdan sika mertebesine
çıkamamışsa o hadis "hasen" olur. Hasen hadis sahihden aşağı fakat ona yakın, zayıf hadisden yukarıda bir yerdedir.
 3:Zayıf : Genelde sahih ve hasen şartlarını, senedde kopukluk (munkati) olması, ravilerden bir veya
bir kaçının zayıf görülmesi, illet ve diğer sebeplerden dolayı sağlayamayan hadisdir.
 Bir hadisin makbul olup olmadığının araştırması iki safhadan geçer:
 - Metin tenkidi
- Sened tenkidi.
Metin tenkidi: Hadisin metninin incelenmesi ile içinde tutarsızlıkların olup olmadığının, daha kuvvetli ve
yaygın hadislerle çelişip çelişmediğinin araştırılmasıdır.
Sened tenkidi: Senedin yapısının incelenmesi ve tarihi bilgilerle ravilerin ömürlerine bakarak kopukluk olup olmadığının, ravilerin rivayete ehil olup olmadığının araştırılmasıdır.(4)
Özetle : Bizim ele aldıklarımız ve uyduklarımız Sahih hadislerdir.Bir hadisin sahih hadis kabul edilebilmesi için o kadar şart var ki,yoksa kabul görülmüyor.
PEKİ ”Kuran’da yazmayana inanmam diyen kişi”  Öğle namazının kaç rekat olduğunu nereden bileceğiz?
islamın temel esaslarından olan namaz,oruç,hac zekat gibi vecibelerin hiçbiri Kur’anda
detaylandırılmamaktadır. BU DETAYLARIN TAMAMINI SÜNNETTEN ÖĞRENIYORUZ.
 Kuran-ı Kerim’de namaz emredilmekle birlikte nasıl kılacağımız tafsilatıyla anlatılmamış;hadisi şerifler
ve Allah Rasulunun (sallallahu aleyhi ve sellem) uygulamaları olmaksızın NASIL KILACAĞIZ? (5)
Zira, Kur’ân-ı Kerimde, “Sadece ayetlerle iktifa edin, Peygamberin sünnetine uymanız gerekmez.”
mânasında bir ayet yoktur. Aksine, o Hak elçisine her hususta uymamız gerektiğini emreden ayetler
mevcuttur. Bunlardan bir kaçını ileride arz edeceğiz. O halde böyle bir anlayış, tamamen his ve
hevesten kaynaklanan yanlış bir içtiha.

Kur’ânı okuduklarına göre şu ayet-i kerimeleri de görmüşlerdir: “Peygamber (sas)size her ne getirirse onu alın, sizi neden menederse ondan da sakının.” (Haşr, 59/7)
“Kim Resûlullah’a itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.” (Nisâ, 4/80)
“De ki, Allah’a ve resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse, elbette Allah küfre girenleri sevmez.” (Âl-i İmran, 3/ 32)
“De ki, Eğer Allah’ı seviyorsanız bana ittiba edin; tâ ki Allah da sizi sevsin. …” (Âl-i İmran, 3/ 31)
 “Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Kur’ân’ı ve Resûlullah’ın öğütlerini işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!” (Enfâl, 8/20)
“Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve salihlerle birliktedir. İşte bunlar ne güzel arkadaştır!” ( Nisâ, 4/69) “


Ahzab sûresi 21.ayet-i kerimede Rabbimiz buyuruyor ki: Lekad kâne lekum fî resûlillâhi usvetun
hasenetun limen kâne yercûllâhe vel yevmel âhıra ve zekerallâhe kesîrâ(kesîran). “Andolsun ki, sizin
için ve Allah’a ve ahiret gününe (Allah’a ulaşma gününe) ulaşmayı dileyen ve Allah’ı çok zikredenler 
için, Allah’ın Resûl’ünde güzel bir örnek vardır.” Ayeti kerimeye dikkat edelim,Rabbimiz”usvetun
hasenetun”(örnek insan) buyuruyor. Sünnet yolu izlemenin hayatimizin bir kurtuluşu olduğunu bir
hadisi serife yüregi düşen bilir. Çünkü Rabbimiz Buyuruyor.”De ki :Allah’a ve Resulune itaat edin.Eger
yüz çevirirlerse şüphesiz Allah kafirleri sevmez”(Ali imran 32 )Dikkat edin ki Rabbimiz Resule’de itaat
edilmesini istiyor,”sadece Kurana uyun”veya “Yalniz Allah’a itaat edin”buyurmuyor.
Biz bu gibi iddia sahiplerinin bazı yazılarını okuduk. Dikkatimizi çeken bir noktayı yazmak isteriz: Bu yazıların çoğunda Peygamber Efendimiz (asm.) için sadece peygamber denilmekle yetinilmiş, ne hazret denilmeye, ne de aleyhissalatü vesselam diyerek ona salat ve selama gerek duyulmamıştır. Bunun o kişiler için büyük bir kayıp olduğunu düşünüyoruz. Sadece bir kısmına kısaca değinmekle yetindiğimiz bu yanlış anlayış ve hatalı davranışların, bir kasıt eseri olmayıp gafletten kaynaklandığına inanmak istiyor ve kendilerinin bu yoldan kısa zamanda dönmelerini temenni ediyoruz. Aksi halde, bazı kişilerin namazsız ve ibadetsiz bir hayat geçirmelerine sebep olacaklar ve “Sebep olan işleyen gibidir.” hükmünce onların bütün ihmallerinin ve günahlarının bir katı da kendilerine yazılmakla büyük bir zarara uğrayacaklardır.(6)
Peygamberimizin(sas)davranışları,sözleri olaylar karşışındaki tutumlari hayatimizin her anında bizleri aydınlatmış ve aydınlatacaktır. O’nun izinden gidebilmemiz,layık bir ümmet olabilmemiz duası ile…
KAYNAK 1 :
Prof. Dr. Raşit Küçük
Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir
KAYNAK 2 :
Prof Dr.Hasan Tahsin Feyizli
Kaynak 3:
Muhammed Emin Yıldırım-Efendimizi Sahabe Gibi Sevmek (kitap)
Kaynak 4 :
Sorularla islamiyet
 Kaynak 5:
Nouman Ali Khan
Kaynak 6:
Sorularla islamiyet



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder