YETER MİYİZ? - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

17 Mayıs 2020 Pazar

YETER MİYİZ?

YETER MİYİZ?
Hepimizin kendini yeterli gördüğü, bir başka söze ya da kaynağa ihtiyaç duymadığı
‘uzmanlık alanım’ olarak nitelendirdiği bir alan, açık açık söylemese de içinde beslediği bir
gerçektir. Öyledir ki; aslında ne araştırmaya gerek görmüşüzdür o konuyu ne de
inceliklerini öğrenmek için ekstra bir çabaya. Bir kitap okumuş, bir yerde bir sohbette şahit
olmuş ve yahut internette kısa bir bilgisine rastlamışızdır ama biliyoruzdur o bilgi,
hakikattir ve biz artık bunun uzmanıyızdır.
Gözlerimiz, kalplerimiz çoğu kez bu yüzden kapalı, kulaklarımız bu yüzden duymaz değil mi
zaten? Bir hocamız, bir arkadaşımız ya da her şeyi çok iyi bildiği görünen bir sosyal medya
yazarı bir konuda bir söz söylediyse onu asla unutmuyoruz. Özellikle dinimiz konusunda
maalesef hassasiyetimiz ancak bu kadar. Öyle ki bazen hurafeyi hakikat, sahih hadisi veya
icmayı hoş görülebilir diyor, hayatımızda da öyle uyguluyoruz. Duyduğumuz şey için,
bununla alakadar bir ayet, hadis veya alimlerden bir beyit var mı, sahih mi değil mi,
bununla kendi amel edip çevresine de zerk etmek bir tarafa sadece inanmak ne ölçüde
doğru bilmiyoruz. Bilmemekle kalıyoruz.
Neden peki? Biz Müslümanlar bu kadar aciz miyiz? Aciz miydik?
Yine Müslümanlar değil miydik bir hadisin sahih olup olmadığına, getirene bakarken ‘bu
adam yürürken ayakkabısının arkasına basardı’ diyerek giydiği ayakkabıya hor davranan
sözünde ne kadar güvenilir diye test eden, sorgulayan, hakikati arayan.
“Hayır; insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.”
Biz ne zamandır kendimize yeter olduk. Allah’ın verdiği dinini ne zamandır üç beş bilgiyle
tamamlanır olduğunu zanneder olduk, ne zamandan beri?
Bizler ilmin zerresine dahi muhtacız ve yine bizler bunu önce Allah’tan isteyip, sonra Allah
için azmederek ilme koşup, sonra yine Allah için bu ilmin uygulayıcı ve yayıcısı olmalıyız.
Çünkü biz; biiznillah Allah için Allah’tan korkan, aynı zamanda umut besleyen
Müslümanlardan; mü’min kullardan olmak istiyoruz. Bu dünyaya geliş amacımızı
unutmadan, burada olmanın kalıcı olmadığını dahi buranın da kalıcı olmadığını bilerek,
başka bir diyara kalıcı olarak gideceğimizi bilerek ki orası için çalışarak yine biiznillah
başaracağımızı biliyoruz. Kuvvetli olmalıyız, kuvvetin bileğimizden çok yüreğimizde
olduğunu bunu hissederek yaşamın değerinin farkına varıp üstüne kıymet bindirmeye layık
olmadığın da unutmamalıyız.
Dünya ahiretin tarlasıdır.
Bu tarlanın toprağı ne kadar bizim gibi görünse de, bir süre ekip biçip gideceğiz. Bir
başkasına, ondan da başka bir beşere kalacak lakin asla sonsuza dek birinde kalmayacak.
Alıp taşınamayacak çünkü o toprak üzerinde durduğu, zamanında altüst olacak yeryüzü
üstüne bitişik bir emanet. Ektiklerimize de biçtiklerimize de dikkat etmek zorundayız.
Hiçbir zaman bu kadar yeter demeden güzeli bolca ekip bolca biçmek dileğiyle.

Alıp taşınamayacak çünkü o toprak üzerinde durduğu, zamanında altüst olacak yeryüzü
Kaynaklar;
1.Kuran-ı Kerim Alak Suresi 6. Ayet
2.Hadis-i Şerif

AHSEN-İ YAR 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder