Hoş Görmeye Dair - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

19 Temmuz 2020 Pazar

Hoş Görmeye Dair



Hoş Görmeye Dair
"Ey iman edenler! kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir." (Tevbe,123)
Rabbimiz âyet-i kerimesinde böyle buyurmuştur. Cehaletini yarış atına bindiren bir kesim ki toplum sıkça karşılaşmaya müsaittir; İslam’ı salt "hoşgörü" dini olarak göstermekle yetinmeyip bunun aksini farklı kelimelerle anlam kazandırma yolunda direnmekte devam ederler. İslam, sönmeyen ve sönmeyecek nur 'hoşgörü dini' şeklinde hat konulmaya müsait olmadı olmayacaktır. Müslüman, İslam’dır selamet verir. Ancak 'hoşgörü, dinde kolaylık' vs. kelime oyunları ile İslam'ı haşa kellâ; kuran, muntazam bir ölçü izleyen Rabbimizden değil de onların hümanizm anlayışlarından öğrenecek ve amel edeceğiz!
Bakara suresinin 208. ayet-i kerimesinde şöyle buyrulmaktadır:
"Ey iman edenler, hepiniz topluca "barış ve güvenliğe" (Silme, İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır." Ayette "ey iman edenler" hitabını Rabbimiz Allah Teala (c.c.) inanan kulları için buyurmuş ve buyurmaktadır. Buradaki "dinde hoşgörü" mantığı(!) Müslümanların, bozgunculuk yapan, zina eden hasılı Allah (c.c.) ve kainatın nuru Efendimiz (sav) in dahi lanetlediği güruhu sözüm ona "hoşgörü" ile devreleri ile oynama harekatının basit ama bir o kadar da vasat bir toplum içinde tehlike arz eden hamledir. Vasat toplumdan kasıt dinini okuma, araştırma, anlama tembelliğinde direnen, farkında olmayan bedbaht fertler...
Veya biz gibi tenkit gözüyle bakacağız diye okuma, anlama, anlatmada işi icraata dökmeyen diğer kısım.
Öte yandan bu kelime oyunları ile kalmayıp romantik kafalara, "hoşgörü" kelimesinin ardındaki kavram da bir çok kavramın akıbeti gibi fenaya sürüklenip yok edilecektir. Daha öncesinde olduğu gibi...

Hayatın içinde bir çok şey çaba, yorgunluk en basiti ter dökmek istiyor. Ama bu bir çok şeyin merkezinde olan dinimiz, merkezde olmanın verdiği ehemmiyeti kaybedeli sanki uzun zaman oldu. Biz büyüdük. Şartlar zorlaştı. Sanki devir içinde devrolmayacak insan sürüleriyle yaşıyoruz. Biz devrolacağız. İnanıyoruz ki zemheri kış da bitecek, papatyalarıyla meşhur geçici bahar da yaz da. Hoş görelim lakin bozguncu, zındık, lanete uğramışı değil, mevt-i dünyayı hoş görelim ki varmak da hoş olsun..

NURE

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder