İlim Nimet mi? Külfet mi? - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

27 Ocak 2021 Çarşamba

İlim Nimet mi? Külfet mi?


İlim Nimet mi? Külfet mi?

 Ameller sonuçlarına göre değerlendirilir”
(Buhari, Kader, 5)
     
   Bir gün bir adam gelip Hz. Peygambere "Cehâletin aleyhime delil olmasını ne giderir?" diye sordu. Hz. Peygamber: “İlim." buyurdu. "Peki, ilmin aleyhime delil olmasını ne önler?" diye sordu. Bu kez Hz. Peygamber: “Amel." buyurdu. (İbn Abdilberr, Cami', II, 11)
     
  İlim amel etmek için öğrenilir. Kişi öğrendiğiyle hemen amel ediyor ve ilim onda Allah korkusu, teslimiyet, şuur hasıl ediyorsa sahibine büyük bir nimettir. Fakat kişi kuru bir entellektüel seviye edinmek, karşısındakine cevap verebilmek veya kendi görüşünü haklı çıkarabilmek için öğreniyorsa ilim ona bir külfettir.

   Bu niyetle elde edilmiş ilim kişiye hiçbir fayda vermez aksine hanesine günah yazılır. Efendimizin bir hadisinde buyurduğu gibi:
   “Kim ilmi sırf alimlere karşı tartışmak ve övünmek, cahillerle münakaşa etmek ve insanların teveccühünü kazanmak için öğrenirse, Allah onu cehenneme koyar.”(Tirmizi, İlim/6)
   
   Gerekli sonucu vermeyen ilmin cezası bu kadar dehşetlidir. Peki hakkı verilmeyen ilim külfetse, kişinin ben hiç risk almayayım diyip ilimden uzak durması caiz midir? -Hayır.
Efendimiz bir hadisinde;
“İlim talep etmek her müslümana farzdır.”(İbni Mace, Mukaddime, 17) buyuruyor.Dolayısıyla bilgiden uzak durmak kişi için mazeret teşkil etmez, çünkü bu başlı başına bir suçtur. Hatta Kur’an-ı Kerime göre her türlü batıl inanç ve sapıklığın kaynağı cehalettir. Tabii bundan kastım uzmanların iştigal sahasını teşkil eden ayrıntılarla, kifayi farz olan ilimlerle herkesin ilgilenmesi değil. İmam Serahsi (r.a.) hazretlerine göre ilmin en faziletlisi ve Aynî Farz olan temel İlmihal bilgilerinin öğrenilmesi. Çünkü ilmihal bir müslümanın bulunması gereken hallerin ilmidir, kişi bunları öğrenmezse bugün şahit olduğumuz gibi namaza başörtüsünü arkadan bağlayıp durabilir veya oruca imsak vaktinde değilde havanın aydınlanmasıyla başlayabilir. Farz olan ibadetlerin doğru edâ edilmesi için gerekli malumata sahip olmak da farzdır. Basit bir şeyden bahsetmiyoruz ibadetlerimiz bizim ahiret hayatımızı şekillendirecek. Dolayısıyla bir Müslümanın  bulunduğu ahvale ilişkin dini hükümleri öğrenmeden, alemlere rahmet efendimizin İslamı nasıl yaşadığına dair bilgi sahibi olmadan, hakikatlerden uzak durarak, tabiri caizse sırtını yasladığı yerden cenneti kazanması mümkün değil.


MÜSEMMA

1 yorum: