Sosyal medyada paylaşmak uğruna eşyalarla doldurulan evler, komşusu açken sosyal medyada bolca sunum paylaşan, fakire fukaraya harcaması gereken parayla gardırobunu dolduranlar sosyal medyada paylaşmalık; kraliyete mahsus düğünler yapmak için müstakbel eşini evlendiğine ve evleneceğine pişman eden, sırf göstermek için -kullanmayacağı - bir oda dolusu el işi oyalarla gözünün ferini sönderen gelinlik kızlar ve doğacak bebeğin rızkını baby showerlarda heba eden anneler, yine sosyal medyada paylaşmalık bir kaç yabancı kelime ve bolca gereksiz bilgi yüklenen popülaritesi yüksek bir kaç alıntıyla paylaşmalık, sözde "kültürlüyüm" havası vermelik kitap alan birkaç 'riyasever' pardon 'kitapsever' bireyler türedi.
Yani anlayacağınız her çağın bir vebası vardır ve bu çağın vebası ise 'teknokölelik'tir. Bunlardan bir adet muhakkak tanıyorsunuzdur.
Sözlerim yanlış anlaşılmasın, ben teknolojiye karşı değilim. Ben teknoloji uğruna tüm değerlerin yok edilmesine karşıyım! ‘Bende var sende yok’ köleliğine karşıyım. Bir bitkinin verdiği hissiyatı, telefon ekranından almaya çalışan zihniyete karşıyım. Her çağın bir iletişim aracı vardır bu çağın iletişim/sizlik aracı teknolojidir. İslam en çok sosyal medya vesilesiyle yayılır ve bizler -müslim kadın /erkekler olarak- din kardeşimizin maneviyatına bu vasıtayla dokunuruz. Ve yine bize içinde bulunduğumuz karanlıkta bir umut ışığı yakan teknoloji vesilesiyle dünyanın öbür ucunda tanıştığımız bir dost olabilir. Bizi kurtarsa kurtarsa tüm bedenimizi saran samimiyet kurtarır. Gerisi kıyl-u kal...
TALEBEGİLLERDEN
(Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder