ÇAĞRI
Asrı Saadet ve ahir zaman yolcuları için verilecek çağrı birdir.
Ne zaman durup bir soluk alsak, Allah’ın bize gönderdiği mesajların bir olduğunu anımsadık. Evet unutuyoruz; nefese ihtiyaç duyunca da hemen anımsıyoruz. Biz kimdik, kimdendik ve nasıl bu hale geldik?..
Rabbim nasıl ağır bir imtihan içindeyiz biz böyle?.. Efendimiz Aleyhiselam ile yaşamış, onu görmüş sahabilerin imtihanı bambaşkaydı evet, zordu ama mükâfatları mukaddesti. Rabbini en güzel ağızdan dinlemek, bulmak ve en sevgiliyi görmek, duymaktı mükâfatları. Bunu dahi açıklamalıyız çünkü mukaddes olarak ne bizim gördüğümüz her birimize değişirken bu sözcük Ammar Bin Yasir (r.a)’a göre Hz. Muhammed (s.v.s), Said b. Zeyd(r.a)’a göre Hz. Muhammed(s.a.v)’di ve evet İslam’ın ilk kadın şehidi Hz. Sümeyye annemiz (r. anhâ) göre de efendimiz Aleyhiselam’dı. Mukaddes dinimizin mukaddes beşeri varlığı Hz. Muhammed (s.v.s)...
Onlar canlarıyla mallarıyla, evlatlarıyla ve nice dünyevi varlıklarıyla Allah yolunda savaştılar. En sevdiklerini arkalarında bırakıp bir çağrı uğruna çıktılar yola. En sevdikleri arasında eşleri, evleri, vatanları hatta Peygamber efendimiz Aleyhiselam’a hasret kalarak gittiler; bazısı başka ülkelere bazısı saadeti ebediyeye...
Şimdi bakmayın siz bizim nefislerimize olan köleliğimize. Binbir çeşit yemekle beğenemediğimiz sofralara oturmaya üşendiğimize, sıcak suyla bulaşık yıkamaya erindiğimize, peygamberlerin göz aydınlığımız dediği evlatlarımıza telefondan, televizyondan vakit ayıramayışımıza ve dinimizi öğretemediğimize... Ne olur siz bakmayın bizim bu utanılası hallerimize!..
Ey kardeşlerim:
Biz ahir zamanın mahir çocukları olmazsak nasıl hesap veririz Allah’a, nasıl kaldırırız başımızı Efendimiz Aleyhiselam’ın karşısında ve nasıl anlatırız sahabilere bir çağrı uğruna onca imkân varken parmağımızı dahi kıpırdatamayışımızı?..
Her ramazan izlediğimiz ‘Çağrı’ filmini hatırlamayanımız yoktur herhalde. Hatta bazıları yine mi bu film diyerek acınası bir tablo bile oluşturmuştur. Çekildiği dönem, hem filmin yönetmeni hem Müslüman olmayan oyuncuların bin bir zorlukla çektiği bu film İslam’ın ahir zamanda bayrağı niteliğindedir. Şöyle ki; bir yönetmen düşünün Hristiyan Yahudi birçok oyuncuyu bir araya getirerek günümüz sinema aracını İslam mesajları için kullanıyor üstelik her türlü engele rağmen. Bu sayede o dönem binlerce insanın Müslüman olmasına vesile oluyor, İslamiyet’e karşı önyargılı birçok insanı İslamiyet’e ısındırıyor. Mustafa Akkad İslamiyet için kendi elindeki silahı böyle kullanıyor. Şimdilerde tek bir Müslümanın çıkıp yapamadığı işi yıllar önce gerçekleştiriyor ve iki binli yıllarda hâlâ bunun önüne geçmek şöyle dursun aynı seviyede bir film ya da dizi yapılamıyor!.. Her izleyişimizde bambaşka çıkarımlarda bulunacağımız ve kendimize sorular soracağımız: Ben ne yaptım/yapıyorum sorusunu soracağımız bir film Çağrı . Allah Mustafa Akkad’ dan razı olsun...
Kardeşlerim,
Biz yazabiliyorsak kalemimizi İslam için, Allah İçin, Efendimiz Aleyhiselam için kullanalım. Çizebiliyorsak, söyleyebiliyorsak, anlatabiliyorsak; oynatabiliyorsak filmleri yine Allah için yapmalıyız. Biz ne yapabiliriz ki, demeyin. Çocuklarımız için çizgi filmler, çizgi kitap hikayeleri; bizler için diziler, fimler ya da kısa filmler; kitaplar, makaleler... Biz başlayalım... Şeytanın en büyük vesvesesi; ahir zamanın en büyük darbesi korkaklığımız. Gerek birinden gerek başarısızlıktan, evet korkuyoruz!.. Ama unutmamalıyız ki Müslüman cesur olur ve bir tek Allah’tan korkar. Allah’a varamamaktan, onu bulamamaktan... Rabbim esirgesin öyle olanlardan olmayı. Allah için yapılan her şey önce Allah’a sonra bize varacaktır.
Başlayalım!..
AHSENİYAR
(Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder