Mahzun Bir Seda
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
"Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah'a Mahsustur."
Sonuçların en güzeli olan, sonun en güzel başlangıcı olan "şehâdet aşkı" ile çarpan yüreklere selam olsun. Gidip yalnızlığını seccadesi başında hiç geçmeyen, bitmeyen bir aşkla gidermeye çalışanlara selam olsun. Ölümü bile düğün gibi karşılayanlara, kendinden, nefsinden geçenlere selam olsun. En sevgilinin sevgisiyle dik duranlara, Hz.Muhammed (s.a.v) ile yaşamayı anlamlı kılanlara selam olsun. Bir zamanlar vardı bu selamı yüreğinden, gönlünün en ücra köşesinden, cennet gülüşüyle alan yiğitler. Gönül verdiği dava uğruna herşeyini feda eden yiğitler... Duruşuyla Hamza, yürüyüşüyle Hanzala yiğitler.
Ama bugün birşey oldu ümmete, Muhammed'e. Yiğitlerin cennet gülüşleri soldu; yürümeye mecalleri kalmamış gibi, bütün dava yollarına dikenler serilmiş gibi bugün. Ümmeti Muhammedin selası verilmiş de ölü ruhları kokuşmuş gibi bugün. İslam coğrafyaları kan ağlıyor, yetimler sahipsiz, mazlumların ahı arş-ı âlâyı titretiyor bugün...
Halbuki nice güzel kapılar açılırdı mazlumların dünyasında. Medine sokaklarında yürürken bir gül esintisi sarardı bütün ruhları, sonra tek tek kapısını çalardı hakikate susamış kalplerin. Bir anda yeşerirdi İslam bahçesinde Muhammed'in(s.a.v) güllleri. Bir mazlum için bütün dünyaya ayağa kalkar, dağlar, taşlar mahzun bir sedayla bükerdi boynunu. Bugün ne oldu sana ey Muhammed (s.a.v) ümmeti, niye toprağında hiç hakikat yeşermemiş gibi suskunsun? Bak Kudüs'te miracın sesleri susturuluyor, Doğu Türkistan'da analar sessiz haykırışlarında boğuluyor, Suriye'de yetimlerin gözyaşlarıyla fidanlar yeşerdi. Neden bu kadar suskunsun?! Kalbini mi koparıp aldılar senden, can damarlarını mı kestiler, güneşini mi söndürdüler?..Kur'anı Hâkim elindeyken, sünneti senniye sana emanetken; niye dayanaksızsın, niye bu kadar çözümsüzsün? İslam davası dururken dünyana başka yalancı sevdaları ektin; evini, arabanı, rahatını Peygamberine tercih ettin. Önce taviz verdin, sonra oturdun ve film izler gibi izledin. Halbuki sen kâinâtın bile gıpta ettiği Muhammed'e (s.a.v) ümmet olma bilinciyle bir mazlum için arzı titretmeliydin... Neden bu suskunluğun, bu vurdumduymazlığın, bu yamalı duruşun?..
Sen ümmet-i Muhammed'sin. Sana zillet yakışmaz! Yeniden İslam’a ve Kuran’a dön. Kurtul bu zilletten. Yeniden ör bütün duvarlarını, yeniden hayat bul, yeniden yeşert bahçende Muhammedî Sevdayı. Dünyaya mahzun bakan duruşunu düzelt... Kuran ve sünnet ile ayağa kalk ve yeniden izzet sancağını kainât semasında dalgalandır. Tıpkı şairin dediği gibi;
"Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...
Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!..
|Kelam-ı Kibar

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder