TATİLİ TATİL OLANIN
Eveeet… Hepimizin güneşin altında kalan dondurma misali cıvıklaştığı zaman dilimine girmiş bulunmaktayız. Dokuz ay gelmesini hasretle beklediğimiz süreci doğuma çevirdiğimiz ve en sonunda doğumu gerçekleşen güneş topu gibi bir yaz ayımız oldu. Artık herkesin sadece üç ay boyunca tatil yapması zorunluymuş gibi bir kuralın konduğu tatil yapmayanın ayıplandığı, dışlandığı ve hatta dalga konusu olduğu muhteşem ötesi yaz ayları başka değişle tatil aylarını yaşama vakti… İslamın içeriye alınmadığı tabiri caizse damsız girilmez vetosu yediği, sözde tesettürlü bizlerin aaamaaan canım zaten herkes yapıyor, giyiyor, konuşuyor hem sadece üç ay vesaire bahanelerini güneş kremi misali süründüğü canımız kanımız yaz ayları.
Bu sene gelirken bize güzellik yapıp bayramları içine alıpta gelen yaz ayları. Pekala bizler dururmuyuz hemen varımızı yoğumuzu, soyumuzu sopumuzu, çerimizi çöpümüzü, gelmişimizi geçmişimizi , büyüğümüzü küçüğümüzü düşünmeden adı kredi olan faiz gemilerimizi yakarak para tahsislerimizi yapıp hoop tatile uçuyoruz. Aman efendim ne ekonomisi , geçim derdi de kimmiş, aslanlar üç beyaz diyetine girmiş artık ağızlarında taşımıyorlar bile ekmeği. Hem bırakın canım bu lafları zaten geri kalan dokuz ay hep bunları konuşuyoruz şimdi tatil zamanı denize, kuma, güneşe ayıp olmasın, gündem sarsılmasın. Bayram mı aman o eski bayramlar kalmadı zaten hem bayramda tatil farz ibadet zaten yoksa bilmiyor musunuz? A a ne ayıp (!) Üstelik tatil yapmayanı dövüyorlar(mış.) Sıla-i Rahim mi o da ne hangi plajın ismi? Güzel fotoğraflar çekiliyor mu ? Yaa Reels çıkmaycak ise gitmeyelim. Dersler mi ? Hee kitap mı? Yok o var ama okumak için değil fotoğraf çekince koymak için bu sıcakta kitap mı okunur bütün kış yediyüz doksan tane okuyoruz çünkü. Ahh.. Ahh..
Farz ibadetler arasına girse yığın ile bahane üreteceğimiz yaz tatili, maalesef ki bizleri içerisini öyle güzel hapis ettiki artık düşünme yetimizi kaybettik. Tatil yapmanın her şeyden üstün tutulduğu bu aylarda Kur’an’ımızı, tesettürümüzü, derslerimizi, kitaplarımızı hatta evde rutin yaşantımızı bile bir sandığa koyduk kilidi vurduk. Düşüncelerimizi kaybedersek bulacağımız korkusundan direkt kilitler vurduk. Sonu Kur’an ve sünnete çıkmayan sokaklara giriyoruz. İsmi sözde moda olan algıya öyle kapılmış sürükleniyoruz ki artık, felaket selfilerimiz çekilmeye başlanıyor bizler efekt uyguluyoruz o derecelerdeyiz. Yazık ki sonumuz yokmuş gibi yaşadığımız bu günlerimize. Yazık halimize. Söylenecek birçok sözümü kırışmadan valize koyayım da belki tatile yanlışlıkla götüren birileri olur. Bakarsınız birimizin işine yarar. Tahsilin sosyal mecralarda takipçi sayısının ve deniz kum plaj üçlemesinin altında ezildiği bugünlerde son sözümü şuralara bir yerlere bırakayım. Tatili tatil olanın tahsili de tatil olur. (Dikkat acaip düşünce içerir)
Hayır dolu ve tahsili bol tatiller dilerim. Vesselam.
Bir Dost.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder