Feminizmin Aldatmacaları - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

2 Ekim 2021 Cumartesi

Feminizmin Aldatmacaları



FEMİNİZMİN ALDATMACALARI 

Kadın hareketi “feminizm” kadınsal bir çok soruna çözüm üretemedi, üretemeyecek de. Geliştirdiği argümanların hayatın realizmine ne denli aykırı olduğu ortada. Bir yandan kadını taciz/tecavüzden koruma maksadı güderken bir yandan da “kadın istediği kadar açık giyinir”, “istediği saatte dışarı  çıkar” tarzında bir söylem dizisi/slogan geliştirmek suretiyle kadınları bu tarza teşvik ederek zaten fırsat kollayan potansiyel tecavüzcülere kapı aralamışlardır.
Bu meseleyi faşist bir bakış açısıyla ele aldığımız düşünülmesin. Açık giyinmek ve gece dışarı çıkmak her kadının kendi tercihidir. Bu tercih, taciz/tecavüz fiilini meşrulaştıramayacağı gibi bu fiili uygulayan kişiyi de masum kılmaz. Fakat bu durum kadının zarar görmesine sebep oluyorsa tedbir alıp bu tercihinden vazgeçmelidir ki suçun önüne geçilebilsin. Örneğin hırsızlardan korunmak için sahip olduğumuz kıymetli eşyaları saklıyor ve gece kapılarımız kilitli bir şekilde uyuyoruz. Soru şu: Bu tedbiri neden alıyoruz?
Malın açıkta kalması hırsıza çalma hakkı verir mi? 
Ve ya: Evimizin kapısını açık bulundurmamız hırsıza içeri girip dilediğini alıp götürme hakkı verir mi? 
-Hayır.
Öyleyse biz bu tedbiri neden alıyoruz?
Çünkü gerçekçi yaklaşıyoruz. Evet hakları yok ama çalıyorlar. 
Siz hiç “malınızı sergileyin” “kapılarınız açık uyuyun”, “hırsızlar kahrolsun” gibi sloganlar atarak bu suçun önüne geçmek isteyen bir grup gördünüz mü? Göremezsiniz.
Aklı başında her insan  hırsızlık suçunu bertaraf edebilmek için hırsızları hedef alan sloganlar atmakla yetinmez, malını saklar ve gece vakti kapılarını kilitler yani tedbir alır.

Ama nedense taciz/tecavüz sorunu gündemde iken kadına tedbirli olmasını kapalı giyinip, gece dışarı çıkmamasını telkin eden tekbir feminist yoktur. 
Feministlerle ayrıştığımız noktalardan biri de bu zaten. Hiç bir feminist çözüm olarak tedbiri konuşmaz. Halbuki tedbir kadını bu tehlikeden koruyacak en müthiş çözümdür.
Konu hassas olduğu için tekrar altını çizelim:
Kadın nasıl giyinmiş olursa olsun bu karşı cinse taciz/tecavüz hakkı vermez. Karşı cins bakmamakla yükümlüdür. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de ilk tesettür ayeti erkeklerin göz kapaklarına inmiştir.
“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Nûr Suresi/30”Fakat karşı cins bu sorumluluğunu uygulamıyorsa ne yapmalıyız?
Tedbir almaktan başka bir seçenek kalıyor mu?
Denilebilir ki devlet kadını korumalı. Evet devletin de alması gerken tedbirler vardır. Suçların cezaları caydırıcı olmalı, kanunlar istisnasız uygulanmalı, bu suça teşvik eden bütün unsurlar yasaklanmalı ve bu fiilin çirkinliği aile, okul gibi insanı eğiten bütün araçlar üzerinden aşılanmalıdır. Ama bütün bu çözüm yollarının sonuç vermesi uzun bir uğraş ister, zaman alır. Sonuçta Bir ferdi değil bir toplumu eğitmekten bahsediyoruz kolay iş değil kaldı ki zikrettiğimiz toplumsal tedbirler bu suçu sadece en aza indirir, sıfırlamaz.
Dolayısıyla önce her fert kendi tedbirini almalı.
İşte bu hakikati ıskalayan feministlerin geliştirdiği argümanlar hiçbir sonuç gösteremedi. Başka türlüsü de olamazdı zaten. Hayatın realizmine aykırı argümanlar.Tutmadı, tutmayacak da…
Gözlerini koca bir gerçeğe kapatan feministler çözüm değil slogan ürettiler. 
Malesef son zamanlar bir hayli artan kadına taciz/tecavüz olayları bu sloganların çok kolay satılmasına zemin hazırladı.
Anlayacağınız ilginç bir şekilde bu sloganlar tuttu. Hem de öyle bir tuttu ki aklı başında bir kaç insan hariç herkes yuttu. 

Müsemma 

1 yorum: