Bediüzzaman Olmak Bismillahirrahmanirrahim - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

2 Aralık 2021 Perşembe

Bediüzzaman Olmak Bismillahirrahmanirrahim



BEDİÜZZAMAN OLMAK BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Yaşadığımız çağda, belki de tarihin çetin yüzyılında müslümanca bir duruş sergilemek, ahir zamanın bütün karanlığına rağmen kul olma mücadelesini sürdürmek bu zamanın delalet ve cahilliğine karşı sağlam ve müslümanca bir başkaldırı demektir..Ve bu yüzyılın en şerefli başkaldırısını yapan bir zat, bir Üstad olan Bediüzzaman..”Durun karanlıklar, sizleri Kur’anın nuruyla aydınlığa çıkaracak ve en derin sessizliklikleri hakikatın o bâki sesine bırakacak bir yol var" diyebilmek ve bunun mücadelesini bütün bir ömür verebilmektir Bediüzzaman olmak..Dikenlerin ve sarp kayalıkların eza ve cefaların tam ortasından bütün benliğinin kanamasına aldırmadan geçebilmektir Bediüzzaman olmak..Ahir zamanın günah dolu asrından bir asrı saadet yankısı ile bir Ebubekir sadasıyla “ “Milletimizin imanını selamete görürsem Cehenennemin alevleri içinde yazmağa razıyım” diyebilmek ve yanan imanlara taze bir “LAİLAHEİLLALLAH” sevdasını yetiştirebilmektir..Bu kudsi dava için bütün rahat ve saadetini, bütün fanileri elinin tersiyle itip “ Eğer o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok, eğer o (Cenabı Allah) kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok" diyebilmek ve bu inanç ve mücadeleyle yaşayabilmektir..Esasen Bediüzzaman olmayı anlatmak haddimizin pek fevkindedir.
İslamın hükümlerine ağır darbelerin indiği bir zamanda, Allah’’ın kanunlarının beşer kanunlarıyla değiştirilmeye çalışıldığı, hiçe sayıldığı bir zamanda, Kuranı ve düsturlarını hapsetmek isteyen ehli delâlet ve ehli küfre meydan vermeyen, geçit vermeyen “ Kur’anın sönmez ve söndürülemez bir nur olduğunu bütün dünyaya ıspatlayacağım" diyen ve kâinatın anlamını iman gözlüğüyle görüp “ sanatlı bir eser sanatkârı icab eder" deyip ıspatını ortaya koyan ve bütün küfür ehlini, dinsizleri susturan tahkiki imanın sağlam ve sarsılmaz kalesi Risalei Nurları Allahın yardımıyla neşreden bir dava adamı..Belki kıyamete kadar yeryüzüne iman dağıtan ve ehli imanın imanına takviye yapan ve gaflet perdesini yırtan ” Şu dünyaya çöken zulmet ve gaflet perdelerini sözleriniz yırtıyor “müşahedesiyle imanın saadetini kazandıran bir eserdir Risalei Nur..Zaman ihtiyarladıkça, kıyametin alâmetleri bir bir zuhur ettikçe dinsizleri, tabiatperestleri, küfür felsefesini tepetaklak etmesinden ve ehli imanın imanına takviye yapmasından anlıyoruz ki Risalei Nur tahkiki imanın sağlam bir kalesi ve bu davanın en elzem şahididir.
Hemde öyle bir şahid ki; “Basar masnuatı görüp de basîret Sâni’i görmezse çok garip ve pek çirkin düşer. Çünkü, o hâlde Sâniin manen, kalben görünmemesi, ya basîretin fıkdânındandır veya kalb gözünün kör olmasındandır veya pek dar olduğundan mes’eleyi azametiyle kavramadığındandır. Veya bir hızlan’dır. Ve illâ Sâni’in inkârı, basarın şuhudunu inkârdan daha ziyade münkerdir.” diye bir elmada, bir eşyada, koca kâinatta Cenabı Allah’ın nakşını gösterip gaflet perdesini yırtan bir şahid. Kendisine hakkıyla gönül verenlere “ Risale-i Nur'la hizmet ise imanı kurtarıyor” diye müjde veren imanın önündeki bütün sedleri kaldıran ve ahiret saadetini kazandıran bir şahiddir.
Ahir zamanın bütün dinsizlik cereyanlarına karşı, modern dünyanın bulanık ve kirli dayatmalarına karşı “Zaman ihtiyarladıkça Kuran gençleşiyor” hakikatını ıspat eden ve bunu tokat gibi yüzlerine çarpan bir eser..Elbette İSLAM davası uğruna bir senede milyon senelik çile çekmiş bir Üstadın yardımına Allahtan başka yardımcı yoktur..Üstadın kendi tabiriyle “ Bu alemde yardım isteyen bir musibetzedeye kemali süratle yardım ediliyor.”Bu yardım büyük bir ihsanı ilahidir. Çünkü Risale-i Nur tamamen Kuranı Hakimin malı, talebesi ve aziz bir hizmetkarıdır. Böyle karanlık bir zamanda sahabe mesleğini yaptıran ve Hz.Peygamberin dersini veren Risale-i Nurlara talebe olmak elbette öncelikli vazife olmalıdır. “Şeriatın bir hakikatine, bin ruhum olsa feda etmeye hazırım..Zira şeriat sebebi saadet ve adaleti mahz ve fazilettir.” diyen ve kıyamete kadar İSLAMA bir memur hükmünde hizmet edecek olan Risalei Nur ve müellifi Bediüzzaman Said Nursi bu topraklar için, ehli iman için çok büyük bir değerdir..Bu dava şahısların davası değildir, şahıslar değil davadır kıymetli olan, uğruna ölünmesi

gereken..“Bâki bir hakikat fani şahısların üzerine bina edilmez, edilse hakikate zulümdür.” diyerek yaratılmanın hakkını vermeye çağırmıştır insanoğlunu..
Bugün birçok şeyin şükrünü eda edemediğimiz gibi bu eserlerinde şükrünü eda edemiyoruz..Halbuki binlerce okunsa, milyonlarca okunsa, uğruna bin ömür dahi verilse yine de az gelir, noksan gelecek olan bu kıymetli eserlerin. Tahkiki imanı kazanmanın ehemmiyetini çoğalan manevi hastalıklar ve deizm gibi sapık fikirler gözler önüne seriyor..Yol Kuranı Hakimin yolu olmalı, buna inanmalı ve bu imanla yaşamaya bütün ruhumuz, benliğimizin ihtiyacı olduğunu görmeli, kararan kalplere bir Nur yerleştirmeli.. Ehli İslamın ordularını yeniden diriltmeli, kalplere şifa olan bu hakikatlere bin ömür verilmeli..Üstadın “ Dert benimdir, deva Kuranındır” dediği bütün manevi hastalıkların reçetesi olan Risalei Nurlar bu büyük davanın en sadık bir neferi. O vakit biz susalım bütün bu dehşetli ve manevi hastalıklara şifa olan Risalei Nur konuşsun;
“Layemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var..Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil öyle hazırlan"..Bütün noksaniyet, acz fakr ve küsur bize aittir..Bütün noksanlıklardan münezzeh olan Allah’ a(c.c) hamd ve sena ile” vessalam

Kelamıkibar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder