*Kim Daha Mutlu Göster Bakalım*
"İki insanın birbirini tamamlamasıdır evlilik..." diye başladı anlatmaya. "İnsan insana ev olur, yurt olur, devlet olurdu eskiden. Peki ya şimdi öyle mi evladım?" diyerek devam etti içli içli...
Sahi şimdi öyle mi? Borç batağından eteklerine çamur bulaşmış evliliklerin, üzerinde riya bulutları dolaşan evlerin, koltuklarında haset dolu gönüller misafir oluyor. Gösterişli sofralarda şen kahkahaları atılıyor hüzünlerin, zıtlıklar içinde yön arıyor ruhlar. Her yöne koşturuyor da birbirine uğra(ya)mıyor gönüller. Gönül gönüle değse yol olurdu eskiden, şimdilerde ise uçurumlar gizli yüreklerde.
Sofralarda her şey uyumlu, her şey ahenkli olmak zorunda diye kanun çıkarıldı, uymayanların aşağılayan gözler ile hatta sözler ile cezası kesiliyor, en yakınları tarafından! Eskiden hayatta kalmak için, ibadetlere sarfedebilmek için yenirdi yemekler, şimdi daha çabuk ölmek için yeniyor sanki. Hoş, bunca nimetin yine de kıymeti bilinmiyor da...
Mutlulukların paylaşıldığı sosyal medyalar çoğaldığından beri mutluluk gösterişi yarışına girdi genci yaşlısı. Kim daha mutlu göster bakalım oyununu oynuyor herkes, sadece bir tık kadar yakın olan herkesle!
Kalabalıklar içinde yalnızlığa esir düşüyor insanlar. "Herkes herkesle samimi ama kimse kimseyi sevmiyor" çağındayız. Bu kadar sevgisizliğin arasında muhabbet kuramayan anne-babaların mutsuz evlatları dolaşıyor sokaklarda.
Oysa akşam olunca sevgiyle hasretle çalsa erkek kapıyı, muhabbetle açsa kadın. Çocuklar baba sesleriyle koşsa kapıya, sanki yıllardır görmemiş gibi sarılsa hanenin sakinleri. Biraz daha lüks yaşamak için batılmasa borç tuzaklarına. Aldırılmasa, kanılmasa; düğününüz bizden, kredi çekmek artık çok kolay, diyen banka reklamlarına, faizin f'si giremese evlere.
"Sadelikte asalet vardır" sözünü yazsak, oraya buraya, dağa taşa hatta ders kitaplarına. Eşyaların arasına sıkışıp kalan nesli kurtarsak yeniden... Kur'an'lar okunsa tüm düğünlerde, dualar edilse nesillere. Hayırla başlasa iki yüreğin kavuşması. Hem bu kadar abartılmak zorunda da değil düğünler. Bunca saçmalığı adet, gelenek görenek adı altında yapmak, eskilerin güzel insanlarına hakaret değil de nedir?
Utanma duygusu kaybedildi, cinsiyetini bırakın hamile oluşunu edeben saklayan annelerin, cinsiyet partisi düzenleyen nesilleri oldu...
Acilen kendimize gelmeliyiz. Düzelmeliyiz. Başka türlüsü bizi daha büyük felaketlere uçurumlara sürükler, üzerimizdeki bereketsizliği arttırır, artık bunun farkına varmalıyız. Acilen toparlanmalıyız.
Vesselam...
@hasbikalem
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder