Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana
kolaylaştır. Dilimde ki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar. ( Taha / 25-28)
Kıyaslama yaparak yaşamak insan doğasında
vardır. Yaşadığımız yüzyılda bunu yapmamızı kolaylaştıracak internet gibi bir
icatta mevcuttur. Soru şu ki kıyaslama yapmamız bize fayda sağlıyor mu yoksa
faydadan çok zararımı oluyor. Bunu anlamamızın çok kolay bir yolu var. Sosyal
medya hesaplarında takip ettiğimiz sayfaların nitelikleri neler. Bize sürekli
yetersiz olduğumuzu hissettiren sayfalarda mı geziniyoruz. Yoksa gerçekten
dünyanın bir imtihan yeri olduğunu bize hatırlatan yeni şeyler öğrenmemize
sebep olan sayfalarda mı zaman harcıyoruz. İşte hayatta ileriye mi yoksa geriye
mi gideceğimizi bu soruya verdiğimiz cevap belirleyecek.
Eğer ileriye gitmek istiyorsak her anımızı bir
önceki zamandan daha verimli geçirmemiz gerekir. Nasıl bir insan olduğunu merak
ediyorsan zaman geçirdiğin insanlara bak ve hayatını buna göre şekillendir. En
fazla zaman geçirdiğin yer sosyal medya olduğu için bunu ilk olarak orada yap.
İlla
kıyas yapılacaksa bu şimdiki zamanda yaşayan bizim gibi nefsinin kölesi olmuş
insanlarla değil yaşadıkları asrı Asr-ı Saadet yapmış olan sahabelerle
yapılmalıdır. Evet kıyas o dönemde de vardı. Mesela malının yarısını bağışlayan
Hz. Ömer (r.a) kendisini Hz. Ebubekir (r.a) ile kıyaslamıştı. Tam onu geçtiğini
düşündüğü anda onun bütün malını sadaka olarak verdiğini öğrenmişti. Ailene ne
bıraktın diye sorulduğunda onlara Allah ve Resulünu (s.a.v) bıraktım diye cevap
vermişti. Teslimiyetin zirvesi bu olsa gerek.
İki avuç
hurma için akşamdan sabaha kadar sırtında yük taşıyan Ebu Ukayl (r.a) o
hurmaların bir avucunu ailesine verip kalan yarısını infak etmişti. Münafıklar
onun bir avuç hurma vermesi kendisine ne yarar sağlayacak diye alay etmişlerdi.
Bunun üzerine Sadakalar hususunda : " (onu, imkânları olup) Gönülden
(gelerek çokça) veren müminleri de (zengin olmadıklarından) güçlerinin
yettiğinden başkasını bulamayanları da ayıplayarak, bu yüzden onları alaya alan
(o münafık) lar yok mu, (asıl) Allah onlarla alay etmiştir ve onlar için (pek)
elemli bir azap vardır!” (Tövbe -79) mealindeki ayet nazil oldu.
İşte
örnek almamız gereken kişiler yaptığı işlerle ayetlerle övülmüş olan ,
Peygamber Efendimiz (s.a.v) in yıldızlar gibidir dediği ashabı. Çocuklarımızı
matematikten yüz alan komşunun çocuğuyla değil Bedir Savaşı'na yaşının küçüklüğünden
dolayı katılamayan aynı ısrarı Uhud Savaşı'nda da gösteren Ebu Sa'id-i Hudri
ile kıyaslamalıyız. Onlara Asr-ı Saadeti anlatarak, yaşatarak hayatlarını
anlamlı bir şekilde sürdürmelerini sağlamalıyız. Bunu yapabilmek için de en çok
kendimizi yetiştirmek zorundayız. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder