Dünya Bir Penceredir
Biz insanlar hayatımızın en zor zamanlarını yaşıyoruz belkide şu vakitler. Neden böyleyiz diye hiç sorduk mu kendimize. Neden bu kadar zorlanıyor bu bünye, nasıl sığamıyor şu üç odalı banyosu mutfağı ayrı ayrı ve hepsi bir çatı altında olan sıcacık evlerimize. Bizler neden onca kitabın, ilmin içerisinde neden bu kadar boş geçiriyoruz şu vakitlerimizi. Çünkü biz dünevileştik kardeşlerim. Biz, o kadar eten kemikten olduk ki, ne Leylayı görüyor gözlerimiz ne Mevla’yı; ne aşkı hissediyor şu gönüllerimiz ne aşka koşmayı becerebiliyor dermansız ruhumuzun bacakları. Biz dünyadan geçtiğimizi unuttuk, ebedi olan yurdumuza gideceğimizi, nerden yürüyüp varacağımızı unuttuk. Çok sevdik burayı, ağaçlarını, denizini, insanını.. Tek göz odası olan peygamberin, aç yatan sahabenin, kefensiz gömülen mü’min kardeşlerimizin hepsini sanki birer hikâyeymişçesine dinleyip geçer olduğumuzdan, varamadık bilincine. Ne bu yurt bizim ne insan, ne bu et bizim ne kemik, ne bu can bizim ne canan.. Bizim hatırlamaya ihtiyacımız var, hatırladıklarımızın bilincine varmaya muhtaçlığımız. Ve bizim mecburiyetlerimiz var, evlerimizi mescitlere çevirip odalarımızı birer ilim yuvası yapmaya, ailemizi Allah celle celaluhu ve habibine aşık etmeye .En başta kendimizi, ruhumuzu öldürerek diriltmeye mecburuz. Mecburuz yoksa kendi sonumuzu kendimiz hazırlarız. Onca nimetin şükrünü eda edemezken üstelik sıkılıyor dünyaya meylediyorsak, biz mecburuz. Ruhu aslolana kavuşturmaya mecburiyete gönüllü yürekler taşımalıyız. O’dur ebed O’dur varılacak en sevgili.. Yoksa biz, Neden varız, niçin yaratıldık? Cevaplarımızdan önce sorularımız uyandıracak ruhlarımızı. Pirim Yunus Emre’m der ki; “Sular Hep Aktı Geçti, Kurudu Vakti Geçti, Nice Han Nice Sultan, Tahtı Bıraktı Geçti, Dünya bir penceredir, Her gelen baktı geçti.”
Ahsen-i Yar
(Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.)
(Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder