Dünya ne kadar değişirse değişsin, değişmeyecek tek bir şey var o da
okumaktır. Teknoloji her geçen gün başka bir yaşamı bize sunsa da,
eğitim sistemi en üst seviyede olsa da kitaplıklarımızın,
kütüphanelerin ebedi olacağına inanmıyorum.
Öyle olmasaydı, Goethe bir ömür boyunca sadece okumak ister miydi?
Tahayyül edebiliyor musunuz bir ömür boyunca masada başında oturup
sadece kitap okumayı?
Başka hiçbir şey yok sadece okumak var. Sosyal medya yok, televizyon
yok, gezmek yok, tatil yapmak yok, yalnızca okumayı istemiş.
Peki biz ömrümüzün ne kadarını okumaya ayırdık?
Hepimizin başucu kitabı vardır mutlaka ancak uykuyu hissetmeye
başladığımız da başka zaman okurum diyerek uykunun tatlı zehrine
karışıyoruz. Uykuyla yarım saat bile mücadele edemeyecek kadar
iradesiz miyiz?
Ramazan Kayan yol risalesi kitabında şöyle bir soru soruyor;
"Geceler hangi halimize şahitlik ediyor?
Gafletimize mi?
Gayretimize mi? "
Okuduğumda bir silkelenme yaşamıştım. Sonra kendi kendime şu soruyu
sordum; "Allah hangi halimizi görüyor?"
Geceler bizim emeklerimize şahit olmalı, Allah yolunda koşarken
yorulmalarımıza şahitlik yapmalıydı. Goethe gibi kitap okumaya aşık
mıydık?
Sadece boş vakitlerimizde sıkılmamak için oyalandığımızı bilse
mürekkepler eminim gözyaşı dökerdi. Bilinçlenmek için okumaktan,
ilim sahibi olmaktan, ilmi amel etmekten bahsediyorum.
Batıyoruz, derin bir yara aldık cahillikten.
Kurtarıcımız kitaplar.
Allah sana okumayı görev kıldı.
Hesaba çekildiğinde hangi bahanen geçerli olacak?
Hangi işin Allah yolundan geri çevirdi seni?
"Hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekiniz."*
Kararmış günlerinizi kitapla aydınlatın.
Hakikatin ateşiyle yanın, mutluluğu sayfaların arasında bulun.
Değişim okumakla başlar, ve hep söylediğim gibi değişim muhteşem
bir şeydir.
*Necip Fazıl Kısakürek , dünya bir inkılap bekliyor.(Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder