Gerçek Zenginlik - Hira Gençliği

HİRA GENÇLİĞİ

Post Top Ad

Responsive Ads Here

30 Nisan 2021 Cuma

Gerçek Zenginlik

 

 Gerçek  Zenginlik

   Son zamanların en popüler davası kısa yoldan zengin olmak! Aslında nefse çok hoş geliyor. İnsanın yüzünde hafif bir tebessüm oluşturuyor. Mümkün olsa keşke diye hayallere dalıyor insan.

    İnsan doyumsuz bir varlıktır. En iyi arabalara binmeyi, en güzel yemekleri yemeyi, en lüks evlerde oturmayı, ister durur. Sonunu düşünmez, sadece parası olunca gerçekten her şeyin daha harika olacağını düşünür. İnsana bunları düşündüren nedir? Beynimize girdi sağlayan bütün alanların (TV, Sosyal medya, Arkadaş ortamı, Aile ortamı, İş yeri vs) zengin olmanın, çok büyük bir avantaj olduğunu o kadar çok vurgulaması mı? Yoksa artık hepimiz için paranın, diğer bütün hasletlerden daha önemli hale gelmesi mi? Yani söylemek istediğim tam olarak şu; günümüzde yapılan ahlaksızlıklar bile yeterli  miktarda para verilince göze görünmeyebiliyor. Ya da normal şartlarda oturup konuşmayacağımız insanlara sırf parası var diye saygı gösterebiliyoruz. Bu gerçekten su götürmez bir gerçek. Artık, insanlara verdiğimiz değeri onların ahlakları değil; meslekleri, künyeleri yani kısaca paralarının miktarı belirliyor. Bunun doğal sonucu olarak; yeni nesil kısa yoldan nasıl para kazanırım düşüncesine kapılıyor. Çünkü parası olursa daha fazla değer göreceğini, yaptığı hatalara bile daha çok göz yumulacağını düşünüyor. Öyle olmasa kripto paraların peşinde koşarlar mı? Ponzi sisteminin öne sürdüğü; sanki ortada gerçekten çok değerli bir ürün varmış gibi gösteren dolandırıcıların tuzağına bu kadar kolay düşerler mi? Çünkü kolay yoldan kabul görmek istiyor. Emek sarf etmeden var olmak istiyor. Biz böyle değildik. Bizim destanlarımızda; bir çocuğun ismi, yaptığı kahramanlıktan sonra verilir. Şimdi sosyal medya fenomeni olmak diye ideali olan bir gençliğimiz var. Bir de şükür etmeyi cahillik olarak niteleyen, sürekli şikayet dilini şiar edinmiş, orta yaş gurubumuz var. Bu şikayetlerle büyüyen bir nesil var.

    Peki bu şikayet ne zaman biter? Gerçek zenginliğin paranın miktarında değil, bereketinde olduğunu anladığımızda biter. Elimizdekini paylaşmayı öğrendiğimizde biter. Gelecek korkusuyla faizli borçların boyunduruğuna girmeyi bıraktığımızda biter. Allah’a güvenmeyi ve onun El-Vehhab (karşılıksız nimetler veren), Er-Rezzak (yarattıklarının rızkını veren), El-Basıt (istediğine bolluk veren), El-Latif (lütfu ve ikramı çok olan), El-Mukit (kullarını maddi manevi besleyen), El-Kerim (çok ikram eden), olduğuna iman ettiğimizde biter.

    Bizi en iyi bilen Allah (C.C) aslında bunun reçetesini Nisa Suresi 32. Ayette vermiş: “Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri iç çekerek arzu etmeyin. Erkeklerin de kazandıklarından nasipleri var, kadınların da kazandıklarından nasipleri var. Allah’ın lütfundan isteyin; şüphesiz Allah her şeyi bilmektedir.”

    İşte elindekiyle yetinmemenin sebebi her şeyin temelinde olan kıskançlık duygusu çıktı. Evet kendimizi başkalarıyla kıyasladığımız için elimizde var olan nimetlerden habersiz bir hayat sürüyoruz. Eksiklerimize o kadar adapte olduk ki; fazlalıklarımızı fark edemeden bu dünyadan göçüp gidiyoruz. Misal; bu yazıyı okuyabilen bir insan, gözlerinin varlığından haberdar mıdır? Yazıyı yazan kişi beyninden ve ellerinden ne kadar haberdarsa o kadar haberdardır. Yani varlığına alıştığımız her şey aslında çok büyük ikram çok büyük lütufdur. Var edene binlerce şükür. Rabbim bu mübarek günde her birimize hayırlı, helal rızık versin. Verdiklerine de gönlümüzü razı eylesin.

 |GÜNEBAKAN   


Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder