Vejeteryan misiniz ya da vegan? Etçil beslenmeyi sever misiniz?
Sizce et yemeli miyiz? Bitkisel
beslenmek yeterli midir? Yapay et üretilmiş duydunuz mu? Hadi bir düşünelim
cevapları.
Vejeteryan; kabaca tanımlamak gerekirse etyemez olarak
tanımlanıyor. Vejeteryanlık veya etyemezlik, çeşitli nedenlerle et, balık,
kümes hayvanları tüketmemeye denir.
Belli sağlık sorunları yaşayan insanlar müstesna, çoğu insan vejetaryenliği
bir tercih olarak yaşıyor. Bir kısım insan da bunu yaşamının bir parçası
yapacak kadar önemsiyor ve yaşıyor. Hatta günümüzde bunu zorbalık haline
getirip eti büyük bir sorunmuş gibi, et bizim sonumuz. Etsiz hayat istiyoruz
gibi sloganlar üreterek işi holiganizme kadar taşıyor. Ve maalesef ki bu
insanlar azımsanmayacak kadar fazla sayıya ulaştı. Şimdi asıl konumuza gelelim: Bu soruları bu
tanımları niye veriyorum?..
Büyük bir dünyaya giriş yapacağım adı ‘GIYBET’ evet dünya.
Çoğumuz o dünya da yaşıyoruz. Kimimiz farkında kimimiz değil. Hatta bazılarımız
bile bile yaşıyor. Oradan besleniyor, keyif alıyor, gününü gün ediyor daha
doğrusu öyle olduğunu sanıyor. Pekala biz bu insanlığın neresindeyiz. Kim olarak ele alacağız konuyu ve nasıl bir
yorum yapacağız. Cevap elbette ki aşikar. Bir Müslüman olarak ele alacağız ve o
doğrultuda yorum yapacağız. Bizler hayatımızın her alanına Müslümanca yaşamı
yayarsak inanıyorum ki tüm sorulara cevaplar kendiliğinden verilecektir.
Yukarıda anlatmaya çalıştığım vejeteryanlık ve şimdi konumuz olan gıybetin
ortak noktası bilin bakalım nedir ? Çok uzaklarda aramayalım cevabı. Cevap
ET. Şimdi de gıybetin etle alakasını da
açıklayıp konuyu selamete kavuşturalım.
ALLAH (C.C):”Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın
bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini
arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?
İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok
kabul edendir, çok merhamet edendir.” buyuruyor. (Hucurat Suresi 12. Ayet)
Şimdi ET ile ilgili düşüncemizi netleştirdikten sonra içimiz
rahat düşünmeye devam edelim.
Birinde ALLAH (C.C) ‘ın yasağı var. Diğerinde (Vejeteryanlık)
kulun yasağı var.
Birine ALLAH (C.C): Ye kulum senin için yarattım, sen
yararlan, faydasını gör diyor.
Diğerine ALLAH (C.C): Dur kulum yeme sakın, o senin ölmüş
kardeşinin eti yeme diyor.
Peki kul olan bizler ne diyoruz? Birine hayır istemem ben
hayvanlara zarar veremem ot ile de ot gibi yaşarız derken, diğerine ille de
yiyeceğim diyor, gerçeğe ısrarla gözlerimizi kapatıyoruz. Üstelik bu durumlar
karşısında nasıl güzel kılıf uyduruyoruz.
Bizler ne yazık ki hayatımızın merkezine İslam’ı tam olarak
yerleştiremiyoruz. Biri veya birileri sırf kendi kötü emelleri uğruna et veya
başka bir şeyi bizlere yasakladığında gözümüz kapalı sözünü dinliyor hemen
hayatımıza geçiriyoruz. Oysa gıybet yapmamayı ALLAH (C.C) bizlere, yararımız
için söylerken, bir anda üç maymun kesiliyoruz.
Gıybeti ekmek, su gibi tüketiyor, yapıyor ve yaptırıyoruz. Biraz düşünsek
akıl pencerelerimizi biraz açıp farklı yerden bakabilsek, görebilsek.
Müslümanca tefekkürümüzü yapabilsek kim bilir nelerin farkına varabiliriz. Bizi
bizden çok düşünen ALLAH’ımızın kıymetini anlasak kim bilir nasıl teşekkürler sunarız sayısızca
verdiği her nimete.
Yapalım mı? Değiştirelim mi bakış açılarımızı? Pencerelerimizi
başka açılardan bakmaya açalım mı? Hazır Ramazan ayındayız, sahabe
efendilerimizin kavuştular diye ağlayarak birbirlerine sarıldıkları o eşsiz
ayda. İşte bu güzel ayda, sofralarımıza ölmüş kardeşlerimizin etlerini koyup
iftarımızı açmak yerine ALLAH (C.C) ‘ın bizler için yarattığı nimetler ve
lezzetleriyle bizi donattığı etler ile açalım. Gıyb(ET)meyelim. Tefekkür ve
şükür edelim. İslam’ı Müslümanca
yaşayalım. He bu arada vejeteryanları da uyandıralım. Malum bütün uyuyanları
uyandırmaya tek bir uyanık yeter.
Selametle.
-Bir dost…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder