İNSAN
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Tin Süresi (1-6):İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.
Yorgunluklarımızın, kavgalarımızın sebebini düşünüyorum nice zamandır. Bizi bir arada tutan değerleri, bizi biz yapan satır başlarını tutmaya çalışıyorum. Tutarsızlıklar içinde kıvranıyorum, uzanamadığım bir sürü yolculuk yaşıyorum ruhumda.. Benliğimin paramparça olduğunu hissediyorum çoğunlukla. Bir boşluğa dayanmış gibi bütün çırpınışlarım.. Olmaz beni var eden boşluk olamaz! Ben boşluğun varlığı değilim.
Bu aleme anlam katmak için yaratıldım ama
bütün alemleri kendimden bezdirdim.. Hiçbirşeye alakâsız kalamıyorum maziye hüzün, geleceğe kaygı biriktiriyorum. Ama hakkıyla anlamlandıramıyorum yaradılışımı. Hayvan olamam ben!Hayvan hiçbir
şeyin endişesini taşımıyor. Kavgalarım var, kendimle savaşlarım, barışlarım, gelgitlerim, nicesini anlayamadığım henüz keşfedemedigim binlerce istidadım.. Beni bana anlatan bir klavuz olmalı, öylesine yaratılmış olamam. Beni bana anlatan bir yol rehberim olmalı öylesine bu dünyaya gönderilmiş olamam! Çünkü farklıyım ben, bende anlam aramayan bütün
varlıkla anlam yolculuklarım var benim.
Kalbimi kurcalıyor bu tuhaf gidişler!Mevsimler,
aylar, değişen renkler, değişen zamanlar.. Beni yaradan, bu kabiliyetleri bahşeden Yaratıcının bana verdiği kullanma kılavuzunu kaybettim. Bütün sancılarım bu yüzden, anlam arayışlarım, kaçışlarım, kayboluşlarım.. Ruhumun sancıdığını görmek, bu kadar fazla kötülükle bütünleşmek, kötülüğü normalleştirmek, hayretten gaflete düşmek istemezdim. Ben sonsuz ve sınırsız kudrete sahip Allah'a (c.c) kul iken, niye böyle derin yıkımlar hissediyorum benliğimde?.. Ahir zamanın tüm yükünü omuzlarımda taşıyorum.. Yoruluyorum, buram buram ömür törpülüyorum. Sonu dipsiz uçurum olan bir yolun yolcusu değilim ki ben.. Ama yok olma sancısı çekiyorum.. Ne tuhaf..?
Dönen bir dünyanın ortasında, varlık âleminin gözbebeği insanım ben!Kullanma kılavuzum olan Kuranı Kerim "eşrefi mâhlukat" diyor bana. Demek ki bütün bu alemin hürmetine yaratıldığı zat olan Hz. Peygamber (a.s)'dan başkası benim yol rehberim olamaz. Âlemlere râhmet "serzenişleri" seziyorum. Onsekizbin âleme rahmet bir elçi, aynı zamanda
bir insan, yeryüzünün halifesi..Bundan daha büyük rahmet beklemek, yorulduğumu, daraldığımı söylemek nânkörlük olur mu bilmem ama "insanım" ben. Hakkını verebildiğim noktaya, bana verilen değer ve öneme hakkıyla mukâbele edebildiğim sürece insanım ben!..
İnsan olmanın ve bunca nimetin hakkını, beni yaratana kul olmakla, yol rehberim, âlemin sevgilisi, Rabbisinin biricik Habibi en şerefli elçiye ümmet
olmakla ve kullanma kılavuzum olan Kuranı Azimuşana tutunmakla ve Kur'anın hududunu aşmamakla verebilirim. Şeyh Galib merhumun dediği gibi;
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen!
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen!
Kelamıkibar

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder